4. Hukuk Dairesi 2019/2611 E. , 2019/5310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/06/2018 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi reddedilerek yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 25/12/2018 günlü karara karşı dava
**4. Hukuk Dairesi 2019/2611 E. , 2019/5310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/06/2018 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi reddedilerek yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 25/12/2018 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelmede; davacı tarafın istinaf talebinin yalnızca vekâlet ücretine ilişkin hüküm yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile kararın düzeltilmesine dair verilen 30/04/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın husumet yönünden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda davacı tarafın istinaf talebinin yalnızca vekâlet ücreti yönünden kabulü ile kararın düzeltilmesi, hüküm fıkrasının diğer kısımlarının aynen bırakılmasına dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; disiplin soruşturması sonucunda hakkında Yüksek Öğrenim Kurumu’ndan çıkarma cezası verilmesi nedeniyle doktor, unvanını almasının gecikmesi ve alamaması nedeni ile zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı vekili; davanın İdare Mahkemesinde açılması gerektiğini, yargı yolu itirazında bulunduklarını, davalı tarafın üniversite olması gerektiğinden husumet itirazlarının olduğunu ve açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi; davacı tarafından istenen tazminatlara ilişkin olarak işlemleri yapan kurumun Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi olduğu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu, Maliye Hazinesinin dosyada taraf olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından; davacı vekilinin istinaf talebinin, yalnızca vekâlet ücretine ilişkin hüküm yönünden olmak üzere HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 5. bendinin ''Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' şeklinde yazılmak suretiyle kararın düzeltilmesine, hüküm fıkrasının diğer kısımlarının aynen bırakılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. maddesinde; ''(1) Karar aşağıdaki hususları içerir: (a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları, (b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri, (c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, (ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti, (d) İleri sürülen istinaf sebepleri, (e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep, (f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi, (g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları, (ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.'' düzenlenmesine, aynı Kanun’un 360. maddesinde ise; ''(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından; davanın haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu; Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin vekâlet ücretine ilişkin hüküm yönünden olmak üzere kabulü ile kararın düzeltilmesine, hüküm fıkrasının diğer kısımlarının aynen bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne dair karar verildiği halde yeni hükmün açıkça gerekçelendirilmek suretiyle yazılmadığı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden esas hakkında verilen kararda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/2. maddesinde belirtildiği üzere hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, HMK’nın 359/2 maddesi uyarınca yasal unsurları taşıyan usulüne uygun bir karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi özel dairesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca usule ilişkin olarak BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 14/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.