Başvurucu, Sakarya 2. Aile Mahkemesinin E. 2011/183 (bozmadan önce E. 2008/330) sayılı boşanma davasında murisi İsa Alpay’ın taraf olduğunu, murisinin yargılama sırasında vefat ettiğini, Mahkemenin ölüm nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 18 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçı olarak davaya katıldığını, kusur tespiti talebinde bulunduğu halde Mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığını, ilk bozma
Başvurucu, Sakarya Aile Mahkemesinin E.2011/183 (bozmadan önce E.2008/330) sayılı boşanma davasında murisi İsa Alpay’ın taraf olduğunu, murisinin yargılama sırasında vefat ettiğini, Mahkemenin ölüm nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçı olarak davaya katıldığını, kusur tespiti talebinde bulunduğu halde Mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığını, ilk bozma ilamına yönelik karar düzeltme hakkının tanınmadığını, bu nedenle etkili başvuru hakkının kısıtlandığını, Mahkemece dosyadaki delil ve vakıaların yasaya açıkça aykırı bir şekilde değerlendirildiğini, Yargıtay kararlarının yeterli gerekçe ihtiva etmediğini, bu suretle mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek ihlalin tespitiyle yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir. Başvuru, 15/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 22/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 22/1/2015 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünü 11/3/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 26/3/2015 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı 7/4/2015 tarihinde beyanda bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun murisi İsa Alpay’a karşı Sakarya Aile Mahkemesinin E.2008/330 sayılı dosyasında fiili ayrılık nedenine dayalı boşanma davası açılmıştır. Başvurucunun murisi ise Mahkemenin E.2008/347 sayılı dosyasında boşanma davası açmış, dosya 2008/330 esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir. Mahkeme, 16/2/2010 tarihli ve E.2008/330, K.2010/69 sayılı kararı ile geçimsizliğe neden olan olaylarda başvurucunun murisini ağır kusurlu kabul ederek karşı tarafın davasını kabul etmiş, karşı taraf lehine tedbir, yoksulluk nafakası ve maddi tazminata hükmetmiş, başvurucunun murisinin birleşen dosyadaki boşanma talebini ise reddetmiştir Temyiz üzerine dosya, Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmiş, başvurucunun murisinin 31/12/2010 tarihinde ölümü üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesi, 24/1/2011 tarihli ve E.2010/12198, K.2011/712 sayılı ilamında, evliliğin ölümle son bulduğunu, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek hükmü bozmuştur. Bozma ilamı, davalı birleşik davacı muris vekiline tebliğ edilmiş, karar düzeltme yoluna gidilmemesi üzerine dava, Mahkemenin E.2011/183 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Muris İsa Alpay vekili, 14/4/2011 tarihli dilekçesinde, ölüm ile vekalet ilişkisinin sona erdiğini, tazminata yönelik kusur açısından mirasçıların davaya devam etme haklarının bulunduğunu belirtmesi üzerine, davalı birleşik davacının mirasçısı Saadet Alpay duruşmaya davet edilmiştir. Mahkemenin 17/5/2011 tarihli celsesine, davalı birleşik davacı muris vekili olan avukat, mirasçı Saadet Alpay’ın da vekili olarak duruşmaya kabul edilmiş, duruşmada, tarafların bozmaya konu kararı boşanma açısından temyiz etmediklerini, dolayısıyla boşanma kararının kesinleştiğini, Mahkemenin bu yönde karar vermesi gerektiğini belirtmiş, Mahkeme, bozma ilamına uyarak 17/5/2011 tarihli ve E.2011/183, K.2011/339 sayılı kararı ile evliliğin ölümle son bulduğunu belirterek konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu arada mirasçı Saadet Alpay’ın 21/5/2011 tarihinde ölümü üzerine karar, mirasçı sıfatıyla başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Mahkemenin 4721 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası gereğince eşlerin kusur oranını tespit etmesi gerektiğini, önceki kararın boşanma yönüyle kesinleştiğini belirterek kararı temyiz etmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi, 24/9/2012 tarihli ve E.2012/14261, K.2012/22165 sayılı ilâmı ile 24/1/2011 tarihli bozma ilâmının her iki boşanma davasına yönelik bulunduğunu, bozma ilamına karşı tarafların karar düzeltme isteminde bulunmadıklarını ve 4721 sayılı Kanun’un maddesi anlamında kusur belirlenmesine yönelik bir talebin de bulunmadığını belirterek hükmü onanmıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 12/12/2012 tarihli ve E.2012/24668, K.2012/30075 sayılı ilâmı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 19/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, 15/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Evlilik birliğinin sarsılması” kenar başlıklı maddesinin son fıkrası şu şekildedir: “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. ” 4721 sayılı Kanun’un “Miras hakları” kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”