DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3125 E. , 2024/1960 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3125 Karar No : 2024/1960 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-... 18-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/11710, K:2023/2882 sayılı kar…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3125 E. , 2024/1960 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3125 Karar No : 2024/1960 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-... 18-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/11710, K:2023/2882 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Ermenileri Patriğinin seçimine ilişkin esasların düzenlenmesine yönelik 2019 Yılı Patrik Seçim Talimatnamesi’nin; 23. maddesinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 29. maddesinin son fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/11710, K:2023/2882 sayılı kararıyla; Dava konusu Talimatname'nin 23. maddesi ve 25. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden; Talimatname'nin 23. maddesinde, Patrik adaylarının belirlenmesine ilişkin sürece yönelik düzenlemeye yer verildiği, Bu maddede, Patrik seçimine ilişkin geçmiş uygulamalarda ve geleneklerde olduğu gibi Patrik Kaymakamının; İstanbul Ermeni Patrikhanesine mahsus ve durumları Patrik seçilmeye müsait episkoposların isimlerini gösterir bir liste düzenlemesi, bu episkoposların Talimatname'nin 25. maddesi gereğince seçilmeyi hak ediş yönlerini, her birinin önüne işaretlemesi ve anılan listeyi en geç 01/10/2019 Çarşamba gününe kadar Ruhaniler Genel Meclisine göndermesi gerektiğinin ifade edildiği, Talimatname'nin 25. maddesinde ise, Patrik adayı olabilme şartlarının düzenlendiği, anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan şartlardan birisinin de "İstanbul Ermeni Patrikhanesine mahsus episkoposlar sınıfına dahil olmak" olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, Davacılar tarafından, söz konusu düzenlemeler ile özetle, Patrik adaylığının kısıtlandığı, yurt dışından aday olunmasının engellendiği, daha önceki düzenlemelerde yer almayan bir kural getirildiğinin iddia edildiği, Türkiye Ermenileri Patriğinin seçimine ilişkin mevzuat düzenlemesinin 1863 tarihli Nizamname ile başladığı, Cumhuriyet Döneminde ise esaslı bir düzenlemenin 1961 yılındaki seçimlerde yapıldığı, 1961 tarihli Talimatname'nin bir defaya mahsus olarak ve atiye ilişkin hiçbir hukuki hüküm ifade etmemek üzere hazırlandığının vurgulandığı, sonraki seçimlerde de benzer uygulamalara devam edildiği ve son olarak dava konusu 2019 tarihli Talimatname'nin yürürlüğe konulduğu, günümüze kadar geçen süreçte, söz konusu seçimlere ilişkin yasal bir düzenlemenin ise yapılmadığı, Ermeni cemaatinin gelenekleri de dikkate alınarak hazırlanan seçim talimatnamelerinin, günün koşulları da gözetilerek, geleceğe ilişkin hiçbir şekilde hukuki hüküm ifade etmemek üzere hazırlandığı, söz konusu seçim usûllerine yönelik genel kurallar koyan herhangi bir uluslararası metin ya da kanun metninin de bulunmadığı, Buna göre, İstanbul Ermeni Patrikliği Makamı için yapılacak seçimin dünya genelinde yaşayan Ermenileri kapsamadığı, yalnızca Türkiye'de yaşayan Ermeni cemaatine mahsus olduğu, Patrik seçilecek kişinin görev yapacağı patrikhanede bir silsileyi takip ederek episkoposluk unvanını kazanmasının ve 1863 tarihli Nizamname'nin 1. maddesinde ifade edildiği üzere Ermeni cemaatinin başkanı olmasının yanı sıra Türk (Osmanlı) devletinin kanunlarının uygulayıcısı olan Patriğin, ülkemizin sosyal, idari yapısını bilmesinin, gerek Türk toplumu ve devleti, gerekse Türkiye'de yaşayan Ermeni cemaati ile ilişkilerinin sağlıklı olması bakımından önem arz ettiği dikkate alındığında; adayların "İstanbul Ermeni Patikhanesine mahsus episkoposlar" arasından belirleneceğini öngören, başka bir ifadeyle aktarılan zorunlu toplumsal ihtiyaçları ve kamusal yararı gözeten dava konusu kuralda, dayanağı mevzuata, din özgürlüğüne, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, Dava Konusu Talimatname'nin 25. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; Talimatname'nin 25. maddesinde, Patrik adayı olabilme şartlarının düzenlendiği, anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde sayılan şartlardan birisinin de "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin itimadına mazhar olmak, (Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine siyasi söylem ve eylemlerde bulunmak gibi devletin güven ve itibarını sarsacak faaliyetlerde yer almamak.)" olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, Davacılar tarafından, daha önceki düzenlemelerde yer almayan, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin Başvuru No:2014/17354 sayılı kararındaki gereklilikleri içermeyen yeni bir kuralın ihdas edildiğinin ileri sürüldüğü, Gerek 1961 tarihli, gerekse 1990 tarihli Talimatname'nin 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin itimadına mazhar olma"nın, Patrik adayı olabilmenin bir şartı olarak sayıldığı, dava konusu düzenlemede ise bu şartın açıklayıcı bir şekilde ifade edildiği, yeni ve farklı bir şarta yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, Dava Konusu Talimatname'nin 29. maddesinin son fıkrası yönünden; Talimatname'nin 29. maddesinin son fıkrasında, Patrik seçiminde adayların oylarının eşit olduğunun tespit edilmesi hâlinde, oy sayısı eşit olan adaylar arasındaki seçimin kırk sekiz saat içerisinde yenileneceğinin kural altına alındığı, Davacılar tarafından, Patrik seçimine ilişkin geleneklerin kaynağı ve dayanağı olan 1863 tarihli Nizamname'de oyların eşitliği durumunda kuraya başvurulacağı açıkça belirtilmesine rağmen söz konusu mevzuata, geleneğe ve değişikliği zorlayıcı bir kanun hükmü ya da toplumsal gereklilik yokluğuna rağmen yeni bir oylama yapılmasının öngörülmesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği, Ülkemizde ve dünyada kabul görmüş şekli ile milletvekilliği seçimleri, Devlet başkanlığı seçimleri, yerel seçimler, kamu veya özel kurum ya da kuruluşların başkanlık veyahut kurul üyeliği seçimleri ve benzeri adaylık içeren seçimlerde; ilk turda iki adaydan birisinin salt ya da basit çoğunluğa ulaşamaması veya iki adayın da aynı oyu alması durumunda, seçimlerin ikinci tura bırakıldığı, hatta bazı uygulamalarda adaylardan birisi salt çoğunluğu sağlayana veya en yüksek oyu alana kadar seçimin yenilendiği, Günümüz seçim uygulamalarına benzer şekilde, Patriklik seçiminde de oyların eşit olması hâlinde seçimin yenilenmesine yönelik getirilen kuralın, seçmen iradesinin yansıtılması bakımından çağdaş ve demokratik bir uygulama ortaya çıkardığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin, demokratik bir toplumda gerekli toplumsal bir ihtiyaçtan kaynaklandığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, somut uyuşmazlığın Anayasa Mahkemesinin 2014/17354 sayılı kararı ışığında ele alınması gerektiği, anılan karar ile dini liderin seçim usulüne devletin karar veremeyeceği, din veya inancın gerekliliklerine ancak söz konusu din veya inancın mensuplarınca karar verilebileceği yolunda değerlendirmelerin bulunduğu; dava konusu Talimatname ile patrikliğe aday olan episkoposların adaylığını kısıtlayan, gerek adayların ve gerekse seçmenlerin seçme ve seçilme özgürlüğünü ve ayrıca din ve vicdan özgürlüğünü ihlal eder mahiyette düzenleme yapıldığı; Patrik Seçimi konusunun, Ermeni asıllı vatandaşları doğrudan ilgilendiren gelenek ve görenek haline gelerek benimsenmiş bir konu olduğundan, idarenin bu durumu resen göz önünde bulundurması, önceki uygulamaları dikkate alması gerektiği, Daire tarafından ise bu iddiaya hiç değinilmediği; AYM kararında belirlendiği gibi demokratik toplum anlayışının bir sonucu olarak dini bir topluluğun liderinin seçimine ve dolayısıyla dini cemaatlerin iç işlerine bir müdahalede bulunuluyorsa, bu müdahalenin demokratik bir toplumda zorlayıcı toplumsal ihtiyaçlardan kaynaklandığının ortaya konabilmesi gerektiği, oysa Ermeni cemaatinin iradesine baskın gelen zorlayıcı toplumsal bir ihtiyacın varlığının ortaya konulamadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/05/2023 tarih ve E:2019/11710, K:2023/2882 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine, 4.Kesin olarak, 08/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.