11. Ceza Dairesi 2024/6125 E. , 2025/6525 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/78 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenle…
**11. Ceza Dairesi 2024/6125 E. , 2025/6525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/78 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.03.2024 tarihli ve 2022/148923 Soruşturma, 2024/19831 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/169 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2024/78 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 16.04.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/18246 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113123 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113123 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2024 tarihli kararı ile, şüphelilerin alınan savunmasında söz konusu şirketin kendileri tarafından yönetilmediğini belirterek eylemleri gerçekleştiren kişinin ad, soyad ve TC kimlik bilgilerini vermelerine karşın, şüphelilerin ifadesinde ismi geçen ... isimli kişinin tanık olarak dinlenilmesi, dosyada mevcut faturalardaki imzalar ile şüphelilerin imza ve yazı örneklerinin karşılaştırılması, dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dinlenilerek şüpheliler ile aralarındaki ticarî ilişkinin sorulması, iddianame içeriği ve başlıktaki şüpheliler hakkındaki suç tarihlerinin birbiriyle uyumlu olması, hangi şüphelinin hangi tarih aralığında şirketin yetkilisi olduğuna ilişkin bir tespitin yapılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 21/12/2021 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, 01/03/2022 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/169 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüphelilerin iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen ... tanık dinlenilmeden, 2-Dosyada mevcut faturalardaki imzalar ile şüphelilerin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan, 3-Dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheliler ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan, 4-İddianame içeriği ve başlıktaki şüpheliler hakkındaki suç tarihlerinin birbiriyle uyumlu olmadığı, hangi şüphelinin hangi tarih aralığında şirketin yetkilisi olduğuna ilişkin bir tespit yapılmadan..." düzenlendiği belirtilen, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve 2022/148923 Soruşturma, 2024/19831 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Yakacık Vergi Dairesi Müdürlüğünün 396 070 4299 vergi kimlik numaralı mükellefi olan Simpet Enerji Sanayi Ticaret A.Ş.'nin 24.04.2017-14.12.2017 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olan şüpheli ...'in, "2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma", 15.12.2017 ve sonrasında yönetim kurulu başkanı olan şüpheli ...'in "2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediklerinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 21.12.2021 tarihli ve 2021-A-8246/48 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın ve fatura asıllarının bulunduğu, ilgili raporda şüphelilerin düzenlediği ve kullandığı iddia olunan sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği anlaşılmış ise de; şüphelilerin ifadelerinde, şirket işleriyle E.P. isimli kişinin ilgilendiğini beyan etmeleri, dosyada mevcut bir kısım karşıt inceleme raporlarında da faturaları kullanan mükelleflerin bu kişi ile muhatap olduklarını bildirmeleri karşısında, E.P.'nin şüpheli sıfatıyla ifadesi alınarak, şüpheliler ile düzenlenen/kullanılan sahte faturalar arasındaki bağlantıyı ortaya koyacak şekilde iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, şüphelilerin şirket yetkilisi oldukları tarihler de dikkate alınmak suretiyle, 213 sayılı Kanun'un 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun şekilde iddianame düzenlenmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.