(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/11698 E. , 2011/44 K. "" ... ile ...aralarındaki dava hakkında Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.12.2008 gün ve 17-220 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Mahkeme kararının davalı tarafa Tebligat Kanununun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adrest…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/11698 E. , 2011/44 K.** **"İçtihat Metni"** ... ile ...aralarındaki dava hakkında Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.12.2008 gün ve 17-220 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Mahkeme kararının davalı tarafa Tebligat Kanununun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28/1 maddesi uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Tüzüğünün 33 ve Kanunun 23. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır. Mahkeme kararının davalı tarafa tebliğine ilişkin tebligat parçasının arkasındaki yazılar incelendiğinde, muhatabın adreste bulunmama nedeninin araştırılmadığı gibi, en yakın komşusuna da haber verilip, imzasının alınmadığı görülmektedir. Oysa tüzüğün 28/1. maddesi hükmünün aynen yerine getirilmesi halinde tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat adresinde bulunmadığı tevsik edilmiş olur. O halde anılan şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve bu durumda Tebligat Kanununun 21. maddesinde öngörülen koşullar tevsik edilmiş sayılamayacağından (madde 23/7) yapılan tebliğ işlemi hukuken geçersiz duruma düşer. Davalı tarafa mahkeme kararının tebliği açıklanan esaslar nazara alınarak yapılmadığından usulüne uygun olarak tebligat yapıldıktan ve temyiz süreleri geçirildikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.