T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2543 KARAR NO : 2025/1725 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/09/2022 NUMARASI : 2020/776 Esas - 2022/654 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2543 KARAR NO : 2025/1725 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/09/2022 NUMARASI : 2020/776 Esas - 2022/654 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan ve dava dışı ... 'ya ait ... plakalı araç tarafından 28/07/2019 tarihinde müvekkiline ait... plakalı araca çarpılması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ile eksper bedelinin tazmini gerektiğini, bağımsız eksper tarafından hazırlanan raporda KDV dahil 17.763,57-TL hasar onarım bedeli hesaplandığını, davalı tarafa 05/02/2020 tarihli başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek, 17.763,57-TL hasar ve 236,00-TL eksper bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından uğranılan zarara ilişkin somut evrak sunulmadığını, davacı tarafından da aracın onarımı yapıldığından eğer KDV ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulması gerektiğini, faturalar dosyasına sunulmadan onarım bedelinin KDV'sinden müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'i kadar olduğunu ve mahkemece bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkilinin tememrrüde düşmediğinden davacının faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü ile; hesaplanan toplam 2.472,10-TL hasar onarım ve eksper bedelinin davalı Sigorta yönünden 18/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın müvekkilinin şerit değiştirdiği esnada gerçekleşmediğini, davalı sigortanın sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün kavşağa hızla geldiğini, müvekkilinin aracı ile takip mesafesini korumadığını, arkadan müvekkilinin aracına çarptığını, müvekkilinin aracının arka kısmının tamamen hasarlandığını, kazanın bu şekilde olmasaydı müvekkilinin aracının yan kısımlarından hasar alması gerekeceğini, kusur dağılımının yanlış yapıldığını, bilirkişinin raporunda eksper raporunu esas aldığını, somut ve denetime elverişli bir değerlendirme yapmadığını, KDV hesaplaması yapmadığını, Yargıtay kararları ve beyanlarının içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın hatalı olduğunun anlaşılacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin tahsiline dair maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı vekili, davacı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını belirterek istinaf itirazında bulunmuştur.Somut olayda; trafik kazası tespit tutanağının dava dışı araç sürücülerinin beyanına göre ve sürücüler arasında düzenlendiği, kaza tespit tutanağında dava dışı sürücülerin kusuru kabul etmedikleri, kaza tespit tutanağındaki beyanlara göre; Sürücü ...'nin "...Anayolda seyir halinde giderken... plakalı otel servisi minibüsü yolcu almak için emniyet şeridine girdi, önünde bir tane taksi park halindeydi ve aniden yola girdi ve mesafe çok yakındı, duramadım arka sol taraftan çarptım..." şeklinde beyanda bulunduğu; sürücü ...'in "...Ben şeridimde ilerlerken sağ sinyalimi verdim sağa yanaşmak üzereyken arkamdan otobüs çarptı. Ben sağ yoldan şarampole çıktım..." şeklinde beyanda bulunduğu; İlk Derece Mahkemesince alınan 20/08/2021 tarihli kusur raporunda ... plakalı davacı araç sürücüsü ... 'in %100 kusurlu olduğu, ... plakalı davalı araç sürücüsü ...'nin kusursuz olduğunun belirtildiği, bunun üzerine mahkemenin ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/10/20212 tarihli raporunda kazanın iki ihtimalli değerlendirildiği, kazanın sürücü ...'nin (...) ifadesinde anlattığı gibi gerçekleştiğinin kabulü halinde; Sürücü ...’nin kusursuz olduğu, sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu; kazanın sürücü ...'in ( ...) ifadesinde anlattığı gibi gerçekleştiğinin kabulü halinde; sürücü ...'in kusursuz olduğu, sürücü ...’nin %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği; mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden rapor aldığı, bu heyet tarafından düzenlenen 20/03/2022 tarihli rapora göre ise; "...Dosya kapsamındaki sürücüler tarafından düzenlen trafik kazası lespit tutanağı, araçlardaki hasar fotoğrafları ve uydu görüntülerinin incelenmesi sonucunda trafik kazasının, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı minibüsle Manavgat istikametinden Alanya istikametine doğru sağ şerit üzerinde seyir halinde iken emniyet şeridine girmek üzere sağa manevra yapıp daha sonra emniyet şeridinde park halindeki aracı fark ederek sola manevra yaparak yolun sağ şeridine geri girmesi ile aynı istikamette sağ şeritte ilerlemekte olan sürücü ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün... plaka sayılı minibüse arkadan çarpması ile meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Sürücü ...'in hatalı tutum ve davranışı sonuç üzerinde asli etken olması nedeniyle %50 kusurlu, sürücü ...'in hatalı tutum ve davranışı sonuç üzerinde asli etken olması nedeniyle %50 kusurlu olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri, mahkemece bu son raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporu ile ATK raporunun kusur konusundaki çelişkisinin giderilmesi için alınan ve hükme esas teşkil eden Karayolları Fen Heyeti'nin raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak, bilirkişi raporu ve ATK raporu da incelenmek suretiyle değerlendime yapıldığı, bu durumda hükme esas alınan son raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Dosya içerisinde, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunduğu ve Sigorta Eksperi ... tarafından hazırlanan eksper raporu ile davalı vekilinin sunduğu ... Ekpertiz Hiz.Ltd.Şti. tarafından hazırlanan eksper raporu olmak üzere iki adet eksper raporu bulunduğu; eksper raporları arasında hem parça hem de işçilik açısından çelişkiler olduğu ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişinin 11/07/2022 tarihli ek raporunda; her iki eksper raporunu değerlendirdiği, davacı vekilince sunulan eksper raporuna neden itibar edilemeyeceğini açıkladığı, hesaplamasını davalı vekilince sunulan eksper raporunu esas alarak yaptığı; bilirkişinin zararı kdv dahil hesapladığını belirtmesine rağmen mahkemece ayrıca kdv hesabı yapılarak bilirkişinin sonucuna ilave edildiği anlaşılmış ise de, bu hususta davalı istinafı bulunmaması nedeniyle, davalı aleyhine ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, zarar hesabına ve miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025