14. Hukuk Dairesi 2016/17105 E. , 2020/5626 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**14. Hukuk Dairesi 2016/17105 E. , 2020/5626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı ile dükkan komşusu olduğunu, karşı tarafın döner tezgahından gelen kötü kokuların, is yağ nedeniyle zarar verdiğini belirterek, rahatsızlığın men'ine, ızgaranın salonunun arka tarafa alınmasına ve 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, diğer komşu dükkanlardan hiçbir şekilde şikayet almadığını, davacının sürekli olarak komşularını şikayet ettiğini, bu dükkanın daha öncede tostçu olarak işletildiğini, davacının daha öncede şikayet ettiğini,her tür önlemi aldığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından kendisine ait dükkandan koku, is ve duman yaymak suretiyle yapmış olduğu rahatsızlığın ve müdahalenin engellenmesine ve kal'ine, yasal şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.