Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'nın davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasında yaşanan olaylar ve taraflar arasındaki ihtilaflar nedeniyle davalı şirket çatısı altında birlikte ticari faaliyet yapma imkanı artık kalmadığını, davalı şirketin bir sermaye şirketi (AŞ) olması yanında baba ve iki oğlundan oluşan ortaklık yapısı itibariyle bir aile şirketi konumunda iken bu yapı bozularak şirket ekonomik olarak ortakların birlikte çıkarlarını korumak amacından çok uzaklaştığını, ortakların birlikte çalışma ortamı kalmadığını ve şirketin yönetilemediğini, ortaklar arasında birbirlerine karşı ve şirkete karşı açılmış pek çok hukuk davasının derdest olduğunu, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar bulunduğunu, en son ortaklar arasındaki ihtilaflar nedeniyle TTK 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle feshi için ... Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, diğer iki ortak şirketin içini boşaltmak için davacının imza yetkisini elinden almaya çalıştığını, bu isteklerinin bir tezahürü olarak ortaklardan ..., İlker Naslı’ya tüm paylarını 15 milyon TL bedelle sattığı yönünde noterde devir sözleşmesi imzalandığını, her ne kadar bu devir sözleşmesine dava açılsa da İlker Naslı’nın amacı hem davacının miras hakkını elinden almak hem de şirketin mal varlığını davacının imza yetkisini elinden alarak davacının yararlanmasını engellediğini, şirketin genel kurulunda şirket esas sözleşmesinin oy birliği ile koruma altına aldığı konuları değiştirme gayreti içine girildiğini, şirketin vekilinin olmadığını, yönetim kurulunun verdiği vekaletnamesi bulunan hiç bir kimse bulunamadığını, menfaat çatışması nedeniyle şirket temsil edilemez durumda olduğunu, ortaklar bir araya gelip karar alamamakta şirketin temsil ve ilzamı için imza sirküsü dahi çıkartılamadığını, fiili organ boşluğu nedenleriyle şirkete öncelikle yönetim kayyumu atanmasına, şayet mahkeme tarafından bu talep kabul görmez ise şirkete karşı açılan davalarda, icra takiplerinde arabulucuk vb gibi kurumlar nezdinde ve kira ilişkisi olan kamu kurumlarda temsili ile şirkete yapılan tebligatların davacıya haber verilmesinin sağlanması için temsil kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.