Başvurucu, Millî Savunma Bakanlığı ile yapılan sözleşmeli er ön sözleşmesinin ardından hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz çıktığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, Millî Savunma Bakanlığı ile yapılan sözleşmeli er ön sözleşmesinin ardından hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz çıktığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 8/5/2013 tarihinde Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 28/10/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 19/12/2013 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Bakanlık, yazılı görüşünü 20/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık görüş yazısı, başvurucuya 4/3/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne cevaplarını içeren dilekçesini 17/3/2014 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 25/11/2011 tarihinde ön sözleşme imzalayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) sözleşmeli er adayı olarak göreve başlamıştır. Başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında başvurucunun Espiye Ceza Mahkemesinde “elektrik enerjisi hakkında hırsızlık” suçlamasıyla yargılandığı tespit edilmiş, bu sebeple 30/1/2012 tarihi itibarıyla başvurucu ile yapılan sözleşmeli er ön sözleşmesi fesh edilmiş ve başvurucunun 31/1/2012 tarihinde TSK’den ilişiği kesilmiştir. Başvurucu hakkında açılan ceza davasında Espiye Asliye Ceza Mahkemesi 8/2/2012 tarih ve E.2011/65, K.2012/40 sayılı kararı ile beraat kararı vermiştir. Kararın hüküm kısmı şöyledir:“Her ne kadar sanık Hasan Kara’nın elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunu işlediği iddiası ve tecziyesi talebi ile aleyhine kamu davası ikame edilmişse de; sanığın savunmasının aksine delalet eden, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK.223/2-e gereği BERAATINA…” Mahkemenin bu kararı temyiz edilmemiş ve karar 1/3/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, sözleşmesinin fesh edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesinde dava açmıştır. AYİM Birinci Dairesi 29/11/2012 tarih ve E.2012/640, K.2012/1348 sayılı kararı ile davayı oy çokluğuyla reddetmiştir. Daire kararının gerekçe kısmı şöyledir:“…Kişinin bir suçtan mahkûm veya yargılanıyor olması nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edileceği haller de 13’üncü maddenin (ı) fıkrasının (7) numaralı bendinde sayılmış olup, bu bentte “hırsızlık” suçundan hüküm giymek veya “yargılanıyor” olmak güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edileceği haller arasında sayılmıştır.Bu kapsamda: yaptırılan güvenlik soruşturması esnasında Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 2012 tarih ve 2011/65 sayılı yazısı ile davacı hakkında “Elektrik Hırsızlığı” suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ve dava dosyasının derdest olduğunun bildirildiği, davacının yargılanmakta olduğu suçun “hırsızlık” suçu olması nedeniyle güvenlik soruşturmasının Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi (MY 114-1C)’nin 13’üncü maddesi kapsamında olumsuz sonuçlandığının kabulünü gerektiği göz önüne alınarak bu kabule dayanılarak sözleşmeli er olma niteliklerini taşımadığının sonradan anlaşıldığı gerekçesiyle 2012 tarihi itibariyle tesis edilen sözleşmeli er adayı ön sözleşmesinin fesh edilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.… dava konusu işlemin tesis edildiği 2012 tarihi itibariyle yargılamanın devam etmekte olduğu nazara alındığında bilahare beraat kararı verilmiş olmasının dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna da varılmıştır.…” Karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 2/4/2013 tarih ve E.2013/391, K.2013/350 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 16/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/5/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 10/3/2011 tarih ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun “Kaynak” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “(1) (Değişik: 26/6/2012-6336/ 22 md.) Sözleşmeli er kaynaklarını; en az ilköğretim veya yurt dışındaki dengi okul mezunu olup askerlik hizmetini erbaş ve er olarak tamamlamış ve terhislerinin üzerinden üç yıldan fazla süre geçmemiş ve düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmibeş yaşını bitirmemiş olanlar teşkil eder.…(3) Sözleşmeli erlik için aşağıdaki nitelikler aranır: …f) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak. ...” Aynı Kanun’un “Sözleşmenin idarece feshi” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi şöyledir:“(1) Sözleşmeli er adaylarının ön sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle süresinin bitiminden önce feshedilir:…c) Sözleşmeli er adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybetmek…. ”