9. Ceza Dairesi 2023/14169 E. , 2024/2061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2281 E., 2023/2091 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
**9. Ceza Dairesi 2023/14169 E. , 2024/2061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2281 E., 2023/2091 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/302 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdurun cinsel bölgesine kıyafeti üzerinden dokunduğu, elini katılan mağdurun iç çamaşırının içerisine sokarak cinsel organına dokunduğu, katılan mağdurun arkasına kendi cinsel bölgesini sürttüğü şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/2281 Esas, 2023/2091 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyanla kararın bozularak sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyanla kararın bozularak sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Sanığın Temyiz İstemi Kalabalık ortamda bulundukları sırada elinin katılan mağdurun cinsel organına temas etmiş olabileceğini, duruşmada baskı ve korku altında savunma yapması nedeniyle kendisini tam olarak ifade edemediğini, katılan mağdurun babasının iş yerlerini silahla basmasına rağmen kaçmadığını, suçu işlemediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun beyanlarının tutarsız, yönlendirmeli ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olay günü katılan mağdurun üzerindeki giysiler nedeniyle sanığın elini katılan mağdurun iç çamaşırının içerisine sokmasının mümkün olmadığını, aynı giysileri iki buçuk ay sonra duruşma sırasında giymesinin iddia konusu olayın yaşanmadığını gösterdiğini, katılan mağdurun boyun kilidi kavramını kullanmış olması, katılan babasının ise katılan mağdurun iki yıl boyunca karate eğitimi aldığını beyan etmesi nedeniyle katılan mağdurun anksiyete rahatsızlığı bulunan, çelimsiz ve korkak olan sanıktan kolaylıkla kurtulabileceğini, katılan mağdurun öncesinde olay yerinin iş yerlerinden 50 metre, sonrasında ise 100 metre uzaklıkta olduğunu beyan ettiğini, hazırlık aşamasında bahsetmezken duruşmada ''Annenin üzerine yemin et dedi, ben de ettim.'' şeklinde ekleme yaparak anlatımda bulunduğunu, delil toplamak için olay yerine gittiklerinde diğer çalışanların sanık hakkında olumlu görüş bildirdiklerini, bu kişilerin dinlenmediğini, sanığın duruşma sırasında aşağılayıcı söylemler ve arka arkaya sorulan sorular nedeniyle korkuya kapılarak sorulara cevap veremediğini, keşif yapılmadan, kamera görüntüleri incelenmeden, katılan mağdurun beyanında adı geçen şahıslar dinlenmeden kısa süre içerisinde iddianame düzenlendiğini, iddianamenin okunmasından sonra beyanlarının alınmaması nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığını, Mahkemece de keşif yapılması gerektiğini, konser alanı gibi kalabalık bir yerde suçun işlenmesinin mümkün olmadığını, görgü tanığı ve katılan mağdurun çelişkili beyanları dışında somut delil bulunmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdur ve katılan babasının aşamalardaki beyanları, sanığın çelişkili savunmaları, uzman görüşleri ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2023/2281 Esas, 2023/2091 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi. ...