T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1017 - 2025/1260 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1017 KARAR NO : 2025/1260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2023 NUMARASI : 2021/315 Esas - 2023/796 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/10/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1017 - 2025/1260 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1017 KARAR NO : 2025/1260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2023 NUMARASI : 2021/315 Esas - 2023/796 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 11/10/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yolcu konumunda olduğunu ve kazaya sebep olan araç ve kişi tespit edilememekle birlikte araçla yapmış olduğu iki taraflı trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı için şimdilik 100,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kazaya ilişkin olarak beyanları alınan tanıkların davacının yaralanmasına neden olan araç sürücüsü ve araç plakası hakkında bilgi sahibi olmadıkları gibi kazaya ilişkin tutulan herhangi bir tutanağın da mevcut olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararın 11/10/2014 tarihinde meydana geldiğini belirttiği kazadan kaynaklandığına dair şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ispat şartını yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının 11.10.2014 tarihinde yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı kazada yaralandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı tutulmadığı,Kızıltepe CBS’nin 2018/4977 Soruşturma nolu dosyasında müştekinin 11/05/2018 tarihinde CBS’ye müracaatta bulunarak verdiği ifadede; ‘11/10/2014 tarihinde ... isimli şüphelinin aracı ile kendisine çarptığını ancak hastaneye götürdükten sonra kaçtığını’ beyanla şikayetçi olduğu, TCK 89.madde uyarınca; ''(1)Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (...)(5) (Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.5.md) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.'' şeklinde düzenleme bulunduğu, müştekinin yaralanmasının TCK'nun 89.maddesinin 2, 3 ve 4.fıkraları kapsamında kalabileceği gözetilerek yaralandığı tarihteki tedavi evrakları ile birlikte hastaneye sevk edilerek yaralanmasının niteliği hususunda rapor alındığı, Kızıltepe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde olduğunun tespit edildiği, tüm deliller birlikte incelendiğinde müsnet suçun takibinin şikayete tabii olduğu, müştekinin yaralanması gereği TCK'nın 89/1-5 maddeleri uyarınca fiilden itibaren 6 ay içerisinde şikayetçi olması gerekirken 4 yıl sonra şikayet hakkını kullandığı, izah edilen tüm bu sebeplerle faili meçhul şüpheli hakkında delil yetersizliği ve süresinde şikayet hakkının kullanılmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının savcılık aşamasında alınan ifadesinde; ‘11/10/2014 tarihinde Mardin İli Kızıltepe İlçesi Çeçen mezarlığı karşısında arkadaşımın kullanmış olduğu motorsikletin arka koltuğunda seyir halinde iken, motorsiklete plakasını alamadığım ismini ... olarak bildiğim şahıs çarptıktan sonra beni Kızıltepe Devlet Hastanesine bırakıp kaçtı, baygın olduğum için aracın plakasını alamadım, olay ile ilgili Kızıltepe Devlet Hastanesinde tutulan kazaya ilişkin hastane kayıtlarının incelenmesini istiyorum, kazayı gören şahitlerim de vardır. bunlardan biri ... ve ...'dır. Açık kimlik ve adres bilgilerini bilmiyorum. Ancak kendileri benim arkaşlarım olur. Bana çarpan ve kaçan ... isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir’ şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılmasına, mahkemece A.Ü.Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 29.05.2023 tarihli raporda, ‘Araç dışı trafik kazası (elektrikli bisiklet) sonucu 11.10.2014 tarihinde yaralandığı bildirilen 1996 doğumlu ...'ın Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesi’nin 12.10.2014 giriş 17.10.2014 çıkış tarih, 40219700 hasta kayıt numaralı hasta müşahede ve tedavi evrakının tetkikinde; kişinin 12.10.2014 tarihinde Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesine müracaat ettirildiği, sol tibiada deformite olduğu, palpasyonla ağrısının bulunduğu, sol bacak ön yüzünde cilt abrazyonu olduğu, grafide; sol tibia şaft kırığı bulunduğu,14.10.2014 tarihinde Ortopedi ve Travmatoloji tarafında sol tibiadaki kırığına yönelik ameliyat edildiği, kırığın redükte edildiği, çivi ve vidalarla sabitlendiği, 17.10.2014 tarihinde poliklinik kontrolü önerisiyle taburcu edildiği, 08.03.2023 tarihinde Anabilim Dalımızda alınan anamnez ve yapılan muayenesinde; seyir halindeyken bir araçla çarpıştığını, ilk müracaatın Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesine yapıldığını, sol bacakta kırığı olduğunu, ameliyat edildiğini, poliklinik kontrol önerisiyle taburcu edildiğini, şu anda koşarken zorlandığını, yürürken topalladığını ifade ettiği, sol dizden başlayan bacak üst 1/3'e uzanan dikey seyirli 1x4 cm'lik hipopigmente ameliyat izi olduğu, sol bacak ön yüz orta 1/3 iç yanda 1,5 cm çapında ve bunun hemen altında 0,3x2,5 cm'lik hipopigmente nedbe bulunduğu, sol medial malleolde 0,5 cm çapında nedbe olduğu, bunun hemen iç yanında 1 cm çapında nedbe bulunduğu, sol dizde hafif hareket kısıtlılığı olduğu, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 28.04.2023 tarih, 28276 sayılı raporunda; her iki alt ekstremite uzunluğu 91 cm ölçüldüğü, her iki uyluk çevresinin 46 cm olduğu, her iki bacak çevresinin 32 cm ölçüldüğü, sol alt ekstremitede hipoestezi bulunmadığı, sol alt ekstremite motor gücünün 5/5 olduğu, grafi'de; sol tibia proksimal metafizer kesimden distal metafize uzanan intramedüller ameliyat materyali izlendiği, tibia distal diafizer kesiminde eski kırığı düşündüren hafif kortikal kalınlaşma ve düzensizlik izlendiği, yapılan ayrıntılı eklem hareket açıklığı ölçümünde; sol diz eklem hareketlerinin tam ölçüldüğü, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalının 19.04.2023 tarih, 110 sayılı raporunda; yapılan ayrıntılı eklem hareket açıklığı ölçümünde; sol diz fleksiyonunun kısıtlı ölçüldüğü, sağ diz eklem hareketlerinin doğal olduğu, yürürlükte olan Sosyal Güvenlik Kurumu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre 1996 doğumlu ...’ın arızası değerlendirildiğinde; bu yaralanma neticesinde kişinin gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 9 aya kadar uzayabileceği,tedavi süresince başkasının bakımına ihtiyacının 4 ay olduğu, sürekli işgöremezlik halinin bulunmadığı’nın belirlenmesine, tüm dosya kapsamında toplanan delillerin değerlendirilmesinde davacının uğradığını iddia ettiği zararın 11/10/2014 tarihinde meydana geldiğini belirttiği kazadan kaynaklandığının ispatlanamadığı, bu kapsamda mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacı tarafça yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.