6. Hukuk Dairesi 2023/2948 E. , 2024/3787 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/924 E., 2023/518 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/600 E., 2021/539 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.11.…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2948 E. , 2024/3787 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/924 E., 2023/518 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/600 E., 2021/539 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..... ile davalı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 21.07.2011 tarihinde "CS-3 Gebze Kompresör İstasyonunun Kırşehir-Mucur'a Taşınması Yapım İşi’’ konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmede bir kısım ilave işlerin ortaya çıktığını, bu hususta davalıya verilen dilekçeler ile davalı tarafça ilave işlerin kabul edildiğini, sözleşme gereği edimlerin yerine getirilerek geçici ve kesin kabulün yapıldığını ve ilave iş bedelinin ödendiğini, ancak daha sonra davalının ilave işlerin sözleşme kapsamında olduğunu belirterek yapılan ödemenin iadesini talep ettiğini, taraflar arasında yapılan toplantı neticesinde düzenlenen tutanağın müvekkilince ihtirazi kayıtla imzalandığını, ancak davalının ilave iş bedellerini müvekkilinin nakit teminatından keserek tahsil ettiğini, ayrıca iş kapsamında verilen teminat mektuplarının taleplerine rağmen iade edilmediğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 334.000,40 USD kesinti bedeli ve 225.000,00 USD tutarlı teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 2013 yılı Sayıştay raporunda ilave işlerin sözleşme kapsamında yükümlülükler olarak değerlendirilmesinin gerektiği ve bu işler için ödenen tutarların yükleniciden tahsilinin gerektiğine yer verildiğini, bunun üzerine davacı ile yapılan görüşmelere rağmen davacının bedeli iade etmediğini, düzenlenen kesin hak ediş ile davacının nakit teminatlarından kesinti yapıldığını, davacının kesin hak edişi ihtirazi kayıtsız imzaladığını, işin görülmesi sırasında meydana gelen iş kazası nedeni ile davacı ve davalı müvekkiline karşı dava açıldığını ve açılan davanın halen derdest olması nedeni ile teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davalı tarafın talebi ile yapılan 20.12.2017 tarihli kesin hesap toplantısında davacı yüklenici temsilcisinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40 ve 41. maddesi uyarınca ihtirazi kayıt ile tutanağı imzaladığı, teminat mektubu yönünden, davacının SGK İlişiksiz Belgesi ve onaylı kesin kabul tutanağı eklemek sureti ile 24.04.2018 tarihli başvurusu ile kesin teminatın ve ek kesin teminatın iadesini istediği, davalının Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan 2016/171 Esas sayılı dosyada dava dışı işçi tarafından davalı idare, davacı şirket ve dava dışı ACD İnşaat Ltd. Şti. aleyhine açtığı tazminat davasında davalı yönünden açılan davanın reddedildiği, teminat mektubunun iadesi şartlarının dava tarihi itibari ile oluştuğu, yargılama sırasında teminat mektubunun iade edildiği, böylelikle bu yönden davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile hakedişe yönelik davanın kabulü ile 334.006,40 USD'nin kesinti tarihi olan 28.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, teminat mektubunun iadesine yönelik dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince, davalı tarafça teminat mektubunun tutulması nedeni olarak ileri sürülen iş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının, teminatın iadesini engelleyen nedenlerden sayılmadığının anlaşılmasına, bu kapsamda davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği başka bir deyişle davaya karşı çıkmakta haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle mahkemece dava konusu teminat mektubu bedeli üzerinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi ile 07.03.2018 tarihli kesin hak edişte Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne uygun bir ihtirazi kayıt konulmaksızın kesin hak edişin davacı tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmış olmakla Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesindeki düzenlemeler doğrultusunda kesin hak edişin ve yapılan kesintilerin kesinleşmiş olduğu, bu nedenle talep edilemeyeceğinin kabul gerekirken, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu kaleme yönelik istinaf nedenleri kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının kesin hak edişten kesilen alacak miktarına ilişkin talebinin reddine, teminat mektubunun iadesine yönelik talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Eser sözleşmesi konusu kapsamında teminat, sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifasını, taahhüdün yerine getirilmesini, aksi halde lehine teminat verilen yüklenicinin alacağını karşılamak veya iş sahibinin zararını gidermek için verilen garanti ve karşılıklar olarak nitelendirilmektedir. İş sahibi lehine teminat, eser sözleşmesinde yüklenicinin edimi sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirmesini temin için verilir. İşin eksik ve ayıplı ya da sözleşmeye aykırı şekilde yapılması halinde iş sahibinin zararının giderilmesini güvence altına alır. Bu nedenle aksi kararlaştırılmamış ise yüklenicinin iş sahibine verdiği teminatlar, iş sahibinin zararları karşılandıktan ve iadesi için sözleşmede başkaca koşullar öngörülmüş ise bunlar yerine getirildikten sonra teminatları veren yükleniciye iade edilecektir Söz konusu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sözleşme eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin kesin teminatın iadesine ait şartlar başlıklı 45. maddesinde ‘‘Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısının; kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra ise kalanının, yükleniciye iade edilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesi getirilmesi zorunludur’’ düzenlemesinin mevcut olduğu, iş kazasına ilişkin Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın dava tarihinin 24.08.2016 olduğu, davacı yüklenicinin 22.11.2017 tarihinde nakdi teminatların tamamının, ek kesin teminatların ise yarsının iadesini talep ettiği, bu hali ile davalının teminatın iadesinden kaçınmakta haklı olduğu, ancak davalı bakımından Mucur Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davanın reddine ilişkin karar kesinleşmekle teminat mektuplarının yargılama sırasında iade edildiği, bu hali ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davalının teminatın iadesinden kaçınmakta haklı olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesi kararında somut olay ile ilgili bulunmayan taşeron ile yüklenici arasındaki kararın emsal gösterilerek iş kazasının teminatın iadesini engelleyen nedenlerden sayılmadığı gerekçesi ile davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği, başka bir deyişle davaya karşı çıkmakta haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle dava konusu teminat mektubu bedeli üzerinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. Ne var ki; yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün ve dördüncü fıkrası uyarınca gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, davalının temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2021/924 Esas, 2023/518 Karar sayılı ve 04.05.2023 tarihli kararının hüküm fıkrasında yer alan 6, 7, 8 ve 9 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine sırası ile ‘‘6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 55,50 TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 258.787,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ’’ yazılmasına sonraki bentlerin 10, 11 ve 12 olan bent numaralarının 9, 10 ve 11 olarak değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilmesine, 6100 sayılı HMK'nın 370/4 maddesi uyarınca gerekçenin yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilerek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalıya verilmesine, peşin alınan harçların istek halinde davacı ve davalıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.