8. Hukuk Dairesi 2016/16500 E. , 2020/5223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, 108 ada 122 parsel ve 108 ada 258 parsel sayılı taşınmazların eklemeli zilyetlikle kendi tasarrufu altında olduğunu, bu …
**8. Hukuk Dairesi 2016/16500 E. , 2020/5223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, 108 ada 122 parsel ve 108 ada 258 parsel sayılı taşınmazların eklemeli zilyetlikle kendi tasarrufu altında olduğunu, bu taşınmazların dedesinden babasına kaldığını, babasının da kendisine verdiğini, ayrıca 45-50 yıl önce toprak tevzii komisyonu kararı ile bu taşınmazların kendi adına tespit edildiğini, halen kendi tasarrufu altında bulunan bu taşınmazların eklemeli zilyetliklerinin 60-70 yılı aştığını, ancak her nasılsa köyde yapılan kadastro tespiti sırasında davalı adına tescil edildiğini belirterek adı geçen taşınmazların tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 108 ada 122 parsel ve 108 ada 258 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, toprak tevzi çalışmalarına ilişkin işlemlerin eksik ve hatalı yapılması sonucunda Hazine adına tescil edilen tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkindir. Dava konusu parseller bölgede Eylül 1961 tarihinde mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre 66 nolu Komisyon tarafından yapılan çalışmada Hazine adına tescil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazların 1961 yılında yapılan iskan uygulaması ile Hazine adına tescil edildiği 06.11.1961 tarih 10 ve 12 sıra numaralarını aldıkları, 2007 de yapılan genel kadastro sırasında 10 sıra nolu tapunun dava konusu 108 ada 258, 12 sıra nolu tapunun 108 ada 122 parsele revizyon gördüğü, sonuç itibarıyla uyuşmalık konusu her iki parselin 1961 yılında yapılan toprak tevzi çalışması sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazların kadastro ve tapudaki niteliği çayır olup, davacı tanıkları ...ve ... beyanlarında sazlık olduğunu bildirmişlerdir. Bu tür davaların başarıya ulaşması için davacının 1961 toprak tevzi tarihinden geriye doğru en az 20 yıl süreli malik sıfatıyla davasız aralıksız kazandırıcı zamanaşımı süresini kanıtlaması gerekir. Her ne kadar 1951 ve 1944 doğumlu davacı tanıkları aile büyüklerinden duyduğu kadarıyla davacı, babası ve dedesinin 100 yıla yakın süreden beri ot biçmek suretiyle zilyet olduklarını söylemişlerse de tanıkların duyuma dayalı beyanları tek başına mülkiyetin kazanılması için yeterli değildir.