başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir hava kuvvetleri komutanlığı emrinde astsubay statüsünde görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğu ihbar ve duyumları üzerine başvurucu hakkında idari soruşturma başlatılmıştır soruşturma kapsamında tarihinde başvurucunun ifadesi alınmış ve başvurucuya cinsel yaşamına ilişkin sorular sorulmuştur başvuru numarası karar tarihi soruşturma sonucunda türk silahlı kuvvetlerinin tsk itibarını sarsacak nitelikte ah
başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir hava kuvvetleri komutanlığı emrinde astsubay statüsünde görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğu ihbar ve duyumları üzerine başvurucu hakkında idari soruşturma başlatılmıştır soruşturma kapsamında tarihinde başvurucunun ifadesi alınmış ve başvurucuya cinsel yaşamına ilişkin sorular sorulmuştur başvuru numarası karar tarihi soruşturma sonucunda türk silahlı kuvvetlerinin tsk itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun maddesi ve tarihli ve sayılı resmî gazetede yayımlanan astsubay sicil sicil yönetmeliği maddesi gereğince başvurucu hakkında tarihinde silahlı kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde ayırma sicil belgesi düzenlenmiştir sicil yönetmeliğinin maddesi uyarınca hava kuvvetleri komutanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonda başvurucunun durumu değerlendirilmiştir komisyon tarihinde başvurucu hakkında ayırma işlemi yapılmasının onaya sunulmasına karar vermiştir hava kuvvetleri komutanı tarihinde anılan kararı onaylamış ve son olarak millî savunma bakanının tarihinde başvurucunun tskdan ayrılmasını uygun bulması sonucunda ilişiği resen kesilmiştir başvurucu tarihinde ayırma işleminin iptali talebiyle millî savunma bakanlığı aleyhine askeri yüksek mahkemesinde dava açmıştır başvurucu dava dilekçesinde ifadesinin hukuka aykırı yöntemlerle alındığını ve ifade tutanağının gerçekleri yansıtmadığını iddia etmiştir hiçbir zaman özel yaşamına ait unsurları iş ortamına ve görevine yansıtmadığını ayrıca tek bir disiplin cezası bulunmadığı gibi çok sayıda takdir ve başarı belgesinin olduğunu ifade eden başvurucu tesis edilen ayırma işleminde yararı dengesinin gözetilmediğini ve ölçülülük ilkesine uyulmadığını ileri sürmüştür başsavcılığının işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği yönünde hazırladığı tarihli düşünce yazısında başvurucunun sekiz yıllık meslek hayatında hiç disiplin cezası almadığı ve görevinde başarılı olduğu vurgulanmıştır diğer yandan idari soruşturmada tespit edilen ifadelerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediği söz konusu eylemlerin özel hayata ilişkin olduğu ve bu eylemler aleniyete kavuşmadığından tsknın itibarını sarstığının söylenemeyeceği iddia edilen eylemler nedeniyle daha önce ikaz dahi edilmeyen başvurucunun çok ağır sonuçları olan ayırma işlemine tabi tutulmasının ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ifade edilmiştir birinci dairesinin daire tarihli kararı ile dava reddedilmiştir kararın gerekçesinde başvurucu her ne kadar bekar ise de özel hayatı kapsamındaki eylemlerinin karşı cinsle yaşadığı ilişkilerin genel ahlak kurallarına aykırı olduğu vurgulanmıştır bu eylemlerin özel hayat sınırını aştığı ve diğer personele kötü örnek teşkil ettiği ayrıca bu ilişkilerin ileride istihbarat amaçlı kullanılmasının ihtimal dâhilinde olduğu belirtilerek idarenin takdir yetkisini ölçülü objektif ve yararı dengesini gözeterek kullandığı sonucuna varılmıştır başkan ve bir hâkim üye karara muhalif kalmıştır daire başkanı karşıoy gerekçesinde bahse konu eylemlerin tsknın itibarını sarsacak şekilde alenileştiğinin veya itibarını sarsma tehlikesi bulunduğunun somut yeterli ve güvenilir delillerle ispatlanamadığını belirtmiştir muhalif üyenin karşıoy gerekçesinde ise bahse konu personelin bilgisine başvurma adı altında kendisi ve başkaları aleyhine tanıklık yapmasının sağlanması amacıyla alınan ifadeleri teyit eder nitelikte hukuka uygun şüpheden uzak yerinde elverişli yeterli bir delil bulunmadığı ayrıca görevinde başarılı olan başvurucunun ikaz dahi edilmeden ayırma işlemine tabi tutulmak suretiyle usul ve ölçülülük ilkesine uyulmadığından işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucunun karar düzeltme istemi dairenin tarihli kararı ile reddedilmiştir nihai karar tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur bireysel başvurunun incelenme sürecinde tarihli ve kanun ile anayasaya eklenen geçici maddenin birinci fıkrasının e bendiyle kaldırılmıştır iv hukuk hukuk için bkz gg b no yaşar türkmen b no v