1 Başvuru, ceza davasında suçun hatalı vasıflandırılması, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
1 Başvuru; ceza davasında suçun hatalı vasıflandırılması, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 4/9/2009 tarihinde Bolu'da seyir hâlinde iken belirtilen hız limitini aştığı gerekçesiyle cezai işlem uygulamak için görevli memurlarca durdurulmuştur. Başvurucu ile memurlar arasında bir tartışma yaşandığı ve başvurucunun görevli memurlara hakaret ettiği iddiasıyla şikâyette bulunulmuştur. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2009 tarihli iddianamesi ile başvurucunun görevli memura görevinden dolayı hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Bolu Sulh Ceza Mahkemesi 28/1/2011 tarihli kararı ile başvurucu hakkında açılan davanın düşürülmesine hükmetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir: "Her ne kadar sanık hakkında cezalandırılması talebi ile Mahkememize Kamu davası açılmış ise de Mahkememizce verilen 13/5/2010 tarihli ve 2009/1339 Esas 2010/929 Karar sayı ile durma kararı verilip dosya gönderildiği Adalet Bakanlığınca soruşturma yapılmasına izin verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve soruşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından TCK.nun 301/4 fıkrası ve 5271 sayılı CMK.nun 223/1 cümlesi uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Yargıtay Ceza Dairesinin 25/12/2013 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Adalet Bakanlığı'nın eylemin TCK'nın maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden 'soruşturma izni verilmesine yer olmadığına' şeklindeki kararı karşısında, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, 'soruşturma izni verilmediği' şeklindeki dosya içeriği ile uyumsuz gerekçeyle, davanın düşürülmesine karar verilmesi kanuna aykırı (...) görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA (...)" Sulh ceza mahkemelerin kaldırılması nedeniyle Bolu Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) bozma kararına uyularak devam edilen yargılamanın 21/10/2014 tarihli celsesinde başvurucunun müdafii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Mahkemenin 21/10/2014 tarihli kararı ile başvurucunun hakaret suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun itirazı, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu 6/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.