10. Hukuk Dairesi 2011/16741 E. , 2012/17927 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :66-433 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tes
**10. Hukuk Dairesi 2011/16741 E. , 2012/17927 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :66-433 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 24.04.1974 doğumlu olan davacının, davalı işverene ait kaynakçılık işinde işyerinde 01.01.1986-30.09.1987 tarihleri arası dönemde tüm sigorta kollarına tabi şekilde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece, istem gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4.maddesinde, bu kanuna tabı bir sanatı o sanat için düzenlenen tarih ve pratik öğrenim programına göre o işyerinde öğrenmek amacıyla bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak deneceği; 16.maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmağa mecbur olduğu; 20. maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu bildirilmiştir. Diğer taraftan bir kişiye çırak denilebilmesi için, o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir.Yani, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen tarihte çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Kişi işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının, 01.01.1986 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinin davalı işverence süresinde kuruma intikal ettiği; ... Mesleki Eğitim Meslek Müdürlüğünün 14.03.2011 günlü yazısına göre davacının 30.09.1987-30.09.1990 tarihleri arası dönemde kaynakçılık meslek dalında çırak öğrenci statüsünde eğitim gördüğü; davacı ile davalı işveren arasında 24.09.1986 tarihli çıraklık sözleşmesi imzalandığı anlaşılmış olup; dinlenen tanıklar davacının, talebe konu dönemde çırak olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Yukarıdaki bilgiler ışığı altında 24.04.1974 doğumlu olan davacının uyuşmazlığa konu dönemde yaklaşık 12 yaşında olması, davacının 30.09.1987-30.09.1990 tarihleri arası dönemde aynı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair sözleşme ve Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünün yazıları ile tanık beyanları karşısında; uyuşmazlığa konu olan 01.01.1986-30.09.1987 tarihleri arası dönemdeki çalışmanın tüm sigorta kollarına tabi bir çalışma olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla aksini öngören mahkeme kabulü hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir O halde, davacı ve davalılardan SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.