Başvuru, sınır dışı edilme işleminin iptali istemiyle açılan davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sınır dışı edilme işleminin iptali istemiyle açılan davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, daha önce sunulan görüşler ve Anayasa Mahkemesi tarafından ortaya konulan ilkeler çerçevesinde yeni bir görüş sunulmasına gerek bulunmadığını belirterek görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Rusya Federasyonu vatandaşı olan ve 4/9/2000 tarihlerinde Türkiye’ye giriş yapan Çeçen asıllı başvurucuya, muhtelif tarihli emirlerle en son 2/8/2001 tarihine kadar geçerli oturma izni verilmiştir. Başvurucu 23/6/2004 tarihinde bir grup kişiyle birlikte gözaltına alınmış ve 25/6/2004 tarihinde Yabancılar Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir. İçişleri Bakanlığı 19/7/2004 tarihli işlemiyle başvurucunun pasaport ve vize temin etmesi hâlinde üçüncü bir ülkeye çıkışının yapılması, aksi hâlde Türkiye'ye geldiği ülkeye çıkışının sağlanması yönünde karar vermiştir. Başvurucu, bu işleme karşı 17/8/2004 tarihinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesinin 23/8/2004 tarihli kararıyla dilekçenin yenilenmesine karar vermesi üzerine başvurucu tarafından yeniden dava açılmıştır. Başvurucu, söz konusu dava sürerken 25/9/2004 tarihinde serbest bırakılmıştır. Yenilenen davaya bakan Ankara İdare Mahkemesi, 17/11/2005 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Danıştay Onuncu Dairesi 20/7/2010 tarihli kararı ile herhangi bir terör örgütü ile bağlantısı tespit edilemeyen başvurucunun ülkesine iade edilmesi hâlinde baskı ve zulüm görme tehlikesi altında bulunması nedeniyle üçüncü bir ülke tarafından sığınma talebi kabul edilene kadar ikamet izni verilmesi gerekirken sınır dışı edilmesine ilişkin işlemde ve aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur. Karar düzeltme istemi de 28/3/2012 tarihli kararla reddedilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi, bozmaya uymuş ve 6/6/2012 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Bu karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/3/2013 tarihli kararıyla onanmış ve 13/5/2014 tarihli kararla karar düzeltme istemi reddedilerek kesinleşmiştir. Bu karar 10/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvuru 8/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Öte yandan başvurucu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesinde doksan bir gün geçirmesine dair hususlarla ilgili olarak 21/3/2005 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuş (B. No: 10424/05, 19/10/2010); AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ve maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.