T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1004 - Karar No:2025/1105 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) ESAS NO : 2025/1004 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/444 E-2024/694 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1004 - Karar No:2025/1105 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) ESAS NO : 2025/1004 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/444 E-2024/694 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı ... Yapı .... Tic. A.Ş ve davacı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı ile davalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. arasında 22.02.2013 tarihli sözleşme imzalanıp, ... ... Kültür Merkezi ıslak hacimlerinde akrilik tezgah, ayna ve bank yapılması işini davacının üstlendiğini, müvekkili şirket sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve kusursuz şekilde, sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde yerine getirdiğini, diğer davalının ise asıl işveren olması nedeni ile denetim ve gözetim görevi olduğu için ödenmeyen alacaklarından sorumlu olduğunu belirtip, 5000-USD karşılığı 27.397,00-TL alacaklarının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/445 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Kanun'a 4a. maddesinde belirtilen devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacının talebinin dayanağı 22.02.2013 tarihli sözleşmesinin 43. maddesi karşısında huzurdaki dava yönünden Ankara mahkemelerinin yetkili olduklarını, dava dilekçesinin yetki şartı sebebiyle reddine karar verilmesini, davacının asılsız alacak iddiasının haklı olduğu gözetilse bile taraflar arasındaki sözleşme davanın tebliğ edilen ihtara rağmen, işi eksik bırakıp tamamlanmaksızın terkettiği tarihte haklı sebeplerle fesih olunduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; Davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, diğer davalının borcunun kendilerinden talep edilemeyeceğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Davadaki talep, davacı ile davalılardan ... şirketi arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan davacı alacağının her iki davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava daha önce İstanbul mahkemelerinde açılmış, süresinde ileri sürülen yetkisizlik itirazı ve verilen karar sonrası süresinde yapılan başvuru üzerine dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kayıt edilmiştir. Davacı vekili, davalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. İle aralarında 22.02.2013 tarihli sözleşme imzalanıp, ... ... Kültür Merkezi ıslak hacimlerinde akrilik tezgah, ayna ve bank yapılmı işini davacının üstlendiğini, davacının sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz şekilde, sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından, yapılan işlere ilişkin olarak 13.01.2013 tarihli 1. Hakediş Raporu ile 13.04.2013 tarihli 2. Hakediş Raporlarının düzenlendiğini, bu iki hakediş raporundan sonra müvekkili şirket tarafından yapılan işlere ilişkin hakediş düzenlenmediğini ve ödeme de yapılmadığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu işlere ilişkin, davalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. tarafından hakediş düzenlenmemesi ve ödenmemesi sebebiyle, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/445 D.İş numaralı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulduğunu, yapılan delil tespitinde, müvekkili şirketin davalı şirkete 139.737,54-USD’lik iş yaptığının tespit edildiğini 1. ve 2. Hakedişlere ilişkin olarak yapılmış ödemeler var ise işbu ödemelerin hesaplamadan düşülmesini, döviz kuru ve faiz hesaplamaları nedeniyle, alacaklarının hangi miktar olduğunun ancak alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağından, bu davada talep edecekleri miktar tam ve net olarak belirlenemediğini, bu sebepten belirsiz alacak davası olarak açıldğını, diğer davalı ... Yapı Yatırım A.Ş. ... ... Projesinde iş sahibi olarak yapılan işi kontrol, denetleme ve müvekkili şirkete talimat verme yetkisine haiz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin alacağına ilişkin davalı ... Yapı Yatırım A.Ş.’nin diğer davalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. ile birlikte sorumluluğu bulunduğunu, hakedişlerde imzası bulunan ... A.Ş. ise projeyi denetleyen firma olup ... Yapı Yatırım A.Ş. tarafından yetkilendirilmiş olması da her iki davalının müteselsil sorumluluğunu ortaya koyduğunu, 5000-USD karşılığı 27.397,00-TL alacaklarının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/445 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Kanun'a 4a. maddesinde belirtilen devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının alacak talebinin yerende olmadığını, üstelik taraflar arasındaki sözleşmenin davacının tebliğ edilen ihtara rağmen, işi eksik bırakıp tamamlanmaksızın terkettiği tarihte haklı sebeplerle fesih edildiğini, talepleri zamanaşımına uğradığını ileri sürmektedir. Diğer davalı ... vekili ise, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı için davalı sıfatları bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini söylemektedir. Dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan iş ve bedeli tespit bilirkişi raporu ile belirlendiği ve ödeme miktarının da taraflarca bilinebilir olduğu, bu hali ile davanın belirsiz alacak davası olmayıp, kısmi dava şeklinde açıldığı, yargı uygulamamızında eser sözleşmesinde tarafların yaptıkları işi ve yapılan ödemeyi bilebilecek durumda olmaları nedeni ile taleplerin belirsiz alacak davası olarak kabulünün mümkün olmadığı yönünde olması nedeni ile davanın kısmi dava şeklinde açıldığı kabul edilmiştir. Kısmi davanın niteliği gereği, davaya konu miktar yönünden dava açılmakla zaman aşımının kesileceği, dava konusu edilmeyen ve saklı tutulan alacak yönünden ise zaman aşımının işlemeye devam edeceği kabul edilmektedir. Davacı ile davalılardan ... şirketi arasında alt yüklenicilik sözleşmesi mevcut olup, davacının taleplerini sözleşmenin karşı tarafı olan ... şirketinden talep etmesinin mümkün olduğu, asıl işveren olan ... şirketi ile diğer davalı arasında eser sözleşmesi mevcut olup, davalı ... şirketinin ... şirketinin davacı ile imzaladığı sözleşmeden kaynaklanan ... borçlarını ödeyeceği yada başka şekilde bu borçlardan sorumlu olacağına ilişkin taahhüdü olmadığı için ... şirketinin davalı sıfatı bulunmadığı, bu nedenle hakkındaki davanın usulden reddi gerektiği kabul edilmiştir. Davacı ile davalı ... şirketinin talepleri yönünden yapılan değerlendirme sonucu ; çözümlenmesi gereken sorunun davacı tarafından yapılan imalatın bedeli ile davalı ödemesi sonrası halen davacının imalat nedeni ile alacağı olup olmadığı ve alacak var ise miktarının ne kadar olması gerektiği konularında toplanmaktadır. Davacının İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/445 D.İş sayılı tespit isteği üzerine düzenlenen bilirkişi raporuna göre imalat bedeli 139.737,54 USD olarak belirlenmiştir. Davalı bu imalatın gerçeği yansıtmadığını savunmaktadır. Yukarıdaki çekişme nedeni ile öncelikle tarafların ticari defterleri incelenmek sureti ile çözüm üretilmeye çalışılmıştır. Davacı defterlerini inceleyen mali müşavir bilirkişi ... 24/07/2020 tarihli raporunda; davacının 253.528,52 USD karşılığı 486.740,30 TL bedelli fatura düzenlediği, aynı kayıtlara göre davalı ... ödemesinin ise 80.504,21 USD karşılığı 142.288,83 TL olduğu, bu hali ile davacının davalı ... şirketinden 173.024,31 USD karşılığı 344.451,47 TL alacaklı olduğunu belirlemiştir. Davalı ... şirketi kayıtlarını inceleyen bilirkişinin tespitine göre isi; davacının düzenlediği ve toplam bedeli 138.640,39 TL olan iki adet faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, davacının düzenlediği 348.100,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kaydı olmadığı, davalı ödemesi yerine geçen kayıtların ise 9.414,29 TL bedelli 5 adet iade faturası, 132.765,72 TL EFT ile ödeme, 1.190,80 TL damga vergisi ve 7.603,35 TL de SGK ödemesi bulunduğu, bu hali ile davalının davacıya borcu bulunmadığı belirlenmiştir. Ticari defterler ve dayanak belgelerinin incelemesi tamamlandıktan sonra bu kez tespit dosyası kapsamı, taraflardın düzenledikleri iki adet hakediş raporu ve ödeme kayıtları da denetlenmek sureti ile bilirkişi kurulundan 18/10/2021 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişiler tespit dosyası içeriğine göre toplam imalat bedelinin 139.737,54 USD olduğunu, kendileri tarafından yapılan ve raporun 11. sayfasında karşılaştırmalı tablo ile ifade edilen duruma göre 22.12.2013 tarihli sözleşme kapsamında yapılan iş bedelinin 70.006,19 USD ve 07/06/2013 tarihli ek sözleşme kapsamındaki iş bedelinin 77.506,74 USD olduğu, bu hali ile toplam iş bedelinin 147.512,93 USD olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna göre, 1. hakedişe konu iş nedeni ile 91.487,69 TL karşılığı 52.017,11 USD nin % 5 teminat kesintisi yapılarak davalı tarafından her iki tarafın imzalarını taşıyan 28.02.2013 tarihli belge ile ödendiği ve bu konuda taraflar arasında çekişme olmadığı anlaşılmıştır. Yine 2. nolu hakedişin 26.044,09 TL karşılığı 14.484,55 USD lik kısmının 31.05,2013 tarihli fatura karşılığı davalı tarafından ödendiği, davacının yaptığı iş bedelinin KDV hariç 256.445,78 TL olduğu, iki adet hakediş için yapılan ödemenin 117.491,78 TL olup, KDV dahil bakiye alacağın 163.965,72 TL olduğu, teminat kesintisi olan 5.874,58 TL de bu miktara eklendiğinde davacı alacağının 169.838,30 TL olduğu belirlenmiştir. 18.10.2021 tarihli bu rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi amacı ile aynı heyetten 17.09/2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişilerimiz davacı alacağının önceki raporda belirtildiği gibi 169.838,30 TL karşılığı KDV hariç 59.233,33 USD olduğunu, ayrıca teminat kesintisinden kaynaklanan davacı alacağının ise 5.874,58 TL olduğu şeklinde görüş bildirmiştir. Dosya içeriği incelenerek hazırlanıp, davacı tespitine konu imalat ile hakediş raporlarındaki imalat miktarları kıyaslanarak hazırlandığı ve denetime açık olduğu için hükme esas alınması gerektiği kabul edilen ve bilirkişilen ... ve ... tarafından hazırlanan 18.10.2021 ve itiraz üzerine hazırlanan 17.09.2022 tarihli raporlarda da belirtiltiği gibi, davacının imalat alacağı nedeni ile davalı ... şirketinden KDV hariç 59.233,33 USD ve teminat kesintisi nedeni ile 5.874,58 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili 05/10/2022 tarihli dilekçe ile dava değerini raporda belirtilen miktara yükseltmiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi davanın belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğu kabul edildiği için zamanaşımı itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir. Dava dilekçesine konu alacağa yönelik zamanaşımı itirazı 09.12.2019 günlü ön inceleme duruşmasında "İşin geçici ve kesin kabulünün yapılmadığı, davalı ... şirketinin sözleşmeyi fesih iradesinin 16.11.2013 tarihinde davacıya tebliğ edilerek ulaştığı, bu tarihte başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresinin 16.11.2018 tarihinde dolması gerektiği, davanın ise bu tarihten önce 05.11.2018 tarihinde açıldığı" gerekçesi ile ret edilmiştir. Islah işlemine konu miktar yönünden ise, ıslah dilekçesi davalı şirkete 11.10.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 20.10.2022 tarihinde ve süresinde zaman aşımı itirazı ileri sürülmüştür. Yukarıda da açıklandığı gibi dava belirsiz alacak davası olmayıp, kısmi dava olduğu için dava açılmakla sadece asıl dava dilekçesine konu 5.000,00 USD için zaman aşımı kesilmiş, arta kalan ve daha sonra ıslah işlemine konu edilen miktar yönünden ise zamanaşımı süresi işlemeye devam etmiştir. Yine yukarıda belirtildiği gibi zamanaşımı süresi sözleşmenin feshine ilişkin davalı ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 16.11.2013 tarihinde işlemeye başlamış olup, 5 yıllık sürenin ıslah işleminin yapıldığı 05.10.2022 tarihi itibarı ile tamamlandığı kabul edilip, Yukarıda açıklanan gerekçelerle 23/05/2023 tarihinde,1-) ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca, davalı sıfatına ilişkin dava şartı yoksanlığı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-) ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, Davanın kısmen kabulü ile, 5.000 USD'nin 05/11/2018 olan dava tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış, bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin zaman aşımı def'i nedeniyle reddine, Şeklinde verilen kararın, davacı vekili ile davalılardan ... Yapı Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2023/1165 E., 2024/610 K., sayılı 06/06/2024 tarihli ilamı ile mahkememiz kararı; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Mahkeme kararı davalı ...... A.Ş vekilince istinaf edildikten sonra mahkemece, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile nispi istinaf karar harcının yatırılması için Av. ...'a muhtıra çıkarıldığı, davalı tarafça söz konusu harçlar yatırılmadığından 12/09/2023 tarihli ek karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ek kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece, davalı vekili Av. ...'a muhtıra tebliği edilmiş ise de; o tarihte Av. ...'ın vekalet süresinin dolmuş olduğu, ayrıca çıkarılan muhtıranın usulsüz olduğu belirlendiğinden, mahkemenin 12/09/2023 tarihli ek kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ve ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesinde; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı kararında kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Mezkur İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; çelişkinin varlığı tesbit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu istinaf sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu sebeple kaldırılması gereklidir (Yagıtay 10. HD 2022/4329 E 2023/5687 K, 15. HD 2014/3487 E 2015/1989). Eldeki dosyada, mahkeme kararının hüküm bölümünün 2.bendinin üçüncü fıkrasında 5000 USD'nin tahsiline karar verildiği halde; EURO'ya uygulanan faiziyle tahsiline hükmedilmesi, hüküm fıkrasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişkiye neden olacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle kesin nitelikte olan karar ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce yeniden taraf teşkili yapılmış, taraf beyanları alınmış, Kaldırma kararının içeriği dikkate alınarak yapılacak başkaca esas ya da usule ilişkin bir işlem bulunmamakla, yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden, kaldırma kararındaki gereklilik hükümde yerine getirilmek kaydıyla, davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi hakkında usulden reddine, ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, davanın kısmen kabulü" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gereğince, dava açılmadan önce delil tespiti yapılmış olmasının belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel olmadığını, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava öncesinde alınan tespit bilirkişi raporu ile alacaklarının belirlenemediğini, yargılamanın yaklaşık 5 yıl sürdüğünü, yargılama süresince çok sayıda rapor alındığını, alacağın 6 yıllık bir yargılama sonunda belirlenebildiğini, delil tespiti dosyası ile alacağın belirli hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, tespit raporuna dayalı olarak alacağın tam ve kesin olarak hesaplanmasının beklenemeyeceğini, müvekkili şirket lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, diğer yandan davalı ... lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, diğer davalı ... Şirketinin iş sahibi olarak yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisine sahip olduğunu, bu nedenle bu davalı hakkında usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Yapı.... Tic. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazışmalara konu edilen eksik ve kusurlu işlerin davacı tarafından giderilmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, bir kısım imalatların davacının nam ve hesabına müvekkilinin tamamladığını, sözleşmenin fesih tarihinden çok sonra yapılmış bir delil tespitine dayanılarak tespite konu işlerin tamamının davacı tarafından yapıldığının kabulünün hatalı olduğunu, davacı tarafından şantiye sahası terk edildiği için ve hiçbir imalat yapılmadığını için üçüncü hakedişin düzenlenmediğini, dava dilekçesinde Türk lirası olarak talep edilmiş bir alacağı USD cinsi yabancı paraya tahvil ederek buna dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan faiz ilave edilmesinin haksız ve usulsüz olduğunu, müvekkilinin kayıtları incelenmeden sadece davacının kayıtlarına bakılarak oluşturulan bilirkişi raporunun yanılgılı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. 1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkeme kararında da belirtildiği üzere fesih tarihi olan 15/11/2013 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin ıslah tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; AAÜT'nin 13/3 maddesi gereğince davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin 3. Kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini aşacak şekilde davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 6. H.D 2023/3662E- 2025/870K. Vb.) 3-Davalı ... Yapı Ends. Tic. A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmü gereğince, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi istenebilir. Bu hak yenilik doğuran seçimlik hak niteliğinde olduğundan kullanılmakla tükenir ve ıslah yoluyla dahi değiştirilemez. Somut davada, davacı taşeron dava dilekçesinde, "fazlaya ilişkin her türlü alacak ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5000-USD karşılığı 27.397,00.- TL alacağımızın, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/445 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Kanun'a 4a. maddesinde belirtilen devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili" ni talep ederek, seçimlik hakkını Türk Lirası cinsinden kullanmıştır. Seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesi mümkün değildir. Davacının daha sonra yaptığı ıslah kısmi ıslah olup sadece miktar artırımı yapıldığından dava açarken kullanmış olduğu seçim hakkıyla bağlı durumdadır. Davacı, alacak talepleri yönünden seçimlik hakkını Türk Lirasından yana kullanmıştır ve artık bu seçim hakkından dönemez. Bu durumda, mahkemece USD cinsi üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Yargıtay 6. H.D. 2025/517 E,3162 K., 2024/1014 E-2025/1421 K, 2023/549E-2024/1347 K, 15. HD 2015/6172 E,2017/219 K; 2017/150 E, 2018/1770 K; Yargıtay 3. HD 2023/1440 E 2024/574 K; Yargıtay 11 HD 2021/5290 E 20023/581 K vb.). HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2024 tarih ve 2024/444 E-2024/694 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-... Yapı Yatırım Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca, davalı sıfatına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 4-... Yapı Yatırım Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, 5- Davanın kısmen kabulü ile, 6-5.000,00 USD karşılığı 27.397,00 TL'nin 05/11/2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Islah ile talep edilen miktarın zaman aşımı nedeniyle reddine, 8-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 1.871,48 TL harçtan, peşin alınan 467,88 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 18.440,00 TL toplamı 18.907,88 TL'den mahsubu ile artan 17.036,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.871,48 TL alınması gereken harç olmak üzere toplam 1.907,38 TL'nin davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 2/3 ve 13/1 maddeleri uyarınca, hesaplanan 27.397,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2/3 ve 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 27.397,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 12-Davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 385,00 TL ve bilirkişi ücreti 6.750,00 TL olmak üzere toplam 7.135,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdiren 176,94 TL'sinin davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yapılan 452,80 TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 441,56 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, artan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 15-Davalı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 16-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 17-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde kendisine iadesine, 18-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı 1.683,10 TL ile 30,00 TL tebligat giderinden ibaret toplam 1.713,10 TL istinaf yargılama giderlerinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, 19-Davalı ... Yapı ... A.Ş tarafından yatırılan 3.550,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 20-Davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 270,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.008,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 21-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır