Başvuru, ceza soruşturması aşamasında verilen kayyım atama kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza soruşturması aşamasında verilen kayyım atama kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. Müteaddit defalar uzatılan OHAL 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır. Başvurucu, Tekinak Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin (Şirket) ortağıdır. Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık), Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) hakkında başlatmış olduğu soruşturma kapsamında 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddesi uyarınca kapatılan K. Eğitim Kurumları Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (Kapatılan Şirket) ile organik bağı bulunduğu iddiasıyla Şirkete kayyım atanmasını 14/11/2016 tarihinde talep etmiştir. Bilirkişi raporunda:i. Kapatılan Şirketin ortakları ile Şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğu ve Şirketin 26/6/2012-20/12/2014 tarihleri arasında fiilî olarak Kapatılan Şirketin iştirak sahibi olduğu,ii. Kapatılan Şirketin finansal yapısının, ortaklarının cari hesabı kullanılıp kasaya para akışı sağlanarak sürdürüldüğü ve Kapatılan Şirketin kârının zararından mahsup edilmek suretiyle devlete vergi vermeyerek devleti zarara uğrattığı,iii. Kapatılan Şirketin hisse devirlerinde 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı şekilde finansal kurum kullanılmayarak işlemlerin yürütüldüğü ve küçük miktardaki ödemelerin bankadan yapıldığı, buna karşılık büyük miktarlardaki ödemelerde bankadan işlem yapılmadığı belirtilmiştir. Çankırı Sulh Ceza Hâkimliği 16/11/2016 tarihinde talebi kabul etmiş ve Şirket işlerini yürütmek için Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun (TMSF) kayyım olarak atanmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, Şirketin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına ilişkin somut delillere dayalı kuvvetli şüphe bulunduğu mevcut olup bu örgütün amacı doğrultusunda faaliyette bulunduğuna ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu belirtilmiştir. Kararda 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi, 1/9/2016 tarihli ve 29818 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Düzenleme Yapılması Hakkında KHK'nın maddesinin (3) numaralı fıkrası dayanak olarak gösterilmiştir. TMSF 29/11/2016 tarihinde Şirketin yönetim kurulu başkanlığına ve yönetim kurulu üyeliklerine atamalar yapmıştır. Başsavcılık 4/1/2017 tarihli iddianamesinde; diğer şüpheliler ile birlikte başvurucunun FETÖ/PDY üyesi olma suçundan cezalandırılmasını, ayrıca başvurucunun ortağı olduğu Şirketin müsaderesine karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu, atanan kayyım yönetim yetkisinin yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin onaylanmasıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 22/4/2017 tarihli duruşmada kayyım yetkisinin KHK uyarınca TMSF tarafından kullanılacağı ve Şirket yönünden açılmış bir müsadere davası bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ara karar kurmuştur. Başvurucu, Ağır Ceza Mahkemesinin ara kararına itiraz etmiştir. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 19/6/2017 tarihinde itiraza konu ara kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazı kesin olmak üzere reddetmiştir. Bu karar, başvurucuya 4/7/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi 11/5/2018 tarihinde yönetim kayyımlığının denetim kayyımlığına dönüştürülmesine karar vermiştir. Yargılama sonucunda ise Ağır Ceza Mahkemesi 11/10/2019 tarihinde başvurucunun beraatine, ortağı olduğu Şirket hakkındaki müsadere talebinin reddine ve denetim kayyımlığının sona erdirilmesine karar vermiştir. Karara karşı Başsavcılık tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup istinaf sürecinin bireysel başvurunun inceleme tarihi itibariyle devam ettiği görülmüştür.