3. Hukuk Dairesi 2012/19084 E. , 2012/23320 K. MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayalı tedbir nafakası istenilmiştir. Mahkemece; “Davacı ve davalının h…
**3. Hukuk Dairesi 2012/19084 E. , 2012/23320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayalı tedbir nafakası istenilmiştir. Mahkemece; “Davacı ve davalının halen evli oldukları, müşterek çocuklarının bulunmadığı, davalının sosyo ekonomik durumunun tespit edilemediği; ancak, SGK’dan emekli maaşı aldığı, davacının ise ev hanımı olup, herhangi bir işte çalışmadığı bildirilmiş ise de; davacının bakmakla sorumlu olduğu kimsenin olmadığı, herhangi bir fiziksel engelinin bulunmadığı, yaşının henüz genç olduğu, isterse çalışabilecek konumda olduğu; davalının emekli maaşının ancak kendi geçimine yetecek miktarda olduğu anlaşıldığından, davacının davasını açmakta haklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.4721 sayılı Kanunun 197/2.maddesine göre; “Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir (TMK. madde 197/3). Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği davalı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Davalının emekli maaşı bulunduğu, davacının ise ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Hakim, nafakayı takdir ederken günün ekonomik koşullarını, tarafların gelirlerini ve sosyal yaşantılarını esas almakla birlikte, davalı kocanın birlikte yaşarken eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama halinde de sağlaması gerektiğini gözetecek ve sonucu dairesinde karar verecektir. Davacı kadının, sağlıklı ve genç olması kendisine nafaka bağlanmasını engelleyen bir durum değildir.Toplanan delillerden davacının, ayrı yaşamada haklı olduğunun anlaşılmış olmasına göre; mahkemece, davacının geçim şartlarını sağlayacak, davalının geliri ile orantılı, hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir.Yanılgılı değerlendirme sonucu, davacının nafaka talebinin reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.