3. Ceza Dairesi 2021/2037 E. , 2023/8913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/1378 E., 2019/1243 K. SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Nitelikli yağma, Cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tasarlayarak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmi r
**3. Ceza Dairesi 2021/2037 E. , 2023/8913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/1378 E., 2019/1243 K. SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Nitelikli yağma, Cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tasarlayarak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmi red, kısmi onama İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, nitelikli yağma ve tasarlayarak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2019 tarihli ve 2017/354 Esas, 2019/514 ... Kararı İle Sanık Hakkında 1.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 2.Müşteki ...'a yönelik silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte, yol kesmek suretiyle ya da konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma suçundan 5237 ... Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (f), (g) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 3.Müşteki ...'a yönelik silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 ... Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 4.Tasarlayarak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 ... Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (g) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 5.Silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 ... Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 6.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 666 ... (13.320,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir. B.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 20.09.2019 tarihli ve 2019/1378 Esas, 2019/1243 ... Kararı ile Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk müdafiinin temyiz istemi Öncelikle dosya kapsamında yapılan teşhislere baktığımızda usul yönünden yasalara aykırı bir şekilde teşhis yaptırıldığına, PVSK ek 6 ncı maddesi fotoğraf üzerinde ne şekilde teşhis yapılacağını açık bir şekilde düzenlediğine, dosya kapsamında yapılan teşhislerin tek bir fotoğraf üzerinden yapıldığına, belirtilen kanun maddesi incelendiği takdirde; şahsın tek bir fotoğrafı veya birden fazla fotoğrafı üzerinde teşhis yaptırılamayacağının düzenlendiğine, dolaysıyla dosya kapsamında yaptırılan teşhislerin açıkça hukuka aykırı olduğuna, belirtilen usul hatalarının olmadığı bir an düşünülse bile; teşhis içeriğindeki beyanlara bakıldığında somut verilerden yoksun genel ve soyut beyanların kullanılmış olduğuna, teşhis işlemlerinde bulunanların da kendi dosyalarında şüpheli konumunda oldukları için kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanda bulunmuş olabileceklerine, aleyhe teşhiste bulunanlarında kovuşturma aşamasında beyanlarını geri çektiklerine, kollukta müvekkilin ifadesinin müdafisiz alındığına, sokağa çıkma yasağında müvekkilin Cumhuriyet savcılığında ifadesi alındığı için belirtmiş olduğu nedenlerden dolayı çekindiğinden hür iradesi ile ifade veremediğine, bundan dolayı belirtilen ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğine, mahkeme heyeti huzurunda vermiş olduğu ifadelerine itibar edilmesine, tanık beyanlarının soyut ve tutarsız olduğuna, çelişkilerle dolu olduğuna, teşhislerin hukuka aykırı olduğuna, müştekinin müvekkili teşhis edemediğine, tır kaçırma olayında müvekkilin Mersin İlinde olduğuna, olaydan iki sonra müvekkil Mersin'de çalışmış olduğu inşaat yerine gitmekteyken rutin yol kontrolüne takılmış olup ertesi ... SEGBİS sistemi ile Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alındığına, buna ilişkin ifade tutanaklarının celse aralarında dosyaya sunulduğuna, müvekkillin bu eylemle hiçbir ilgilisi olmadığı dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerden anlaşıldığına, müvekkil hakkında fiziki bir takip olmadığı tesadüf iki ... ara ile Mersin ilinde bulunmasına bile bakıldığında müvekkil eylem içinde olup ertesi ... Mersin ilinde tesadüfen bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, dosyada somut delillerin bulunmadığına, müvekkilin suça sürüklenen çocuk olduğu gerçeğinin gözden kaçırıldığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabul "... Müşteki ifade tutanağı, tanık beyanları, internet tespit tutanağı ve 23-24/08/2015 tarihli kolluk tutanaklarından anlaşılacağı üzere, 23/08/2015 saat 17:30 sıralarında içerisinde sıfır 3 adet jip bulunan ... çekici, ... dorse plakalı tırın İpekyolu Dörtyol kavşağında silahlı iki kişi tarafından araç şöförü (müşteki ...) ile birlikte silahlı 2 kişi tarafından gasp edilerek Başak Mah. ... sokak içerisine götürüldüğü, burada bazılarının yüzü kapalı bazılarının ise yüzü açık, ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan 10-15 kişilik grubun tırın etrafını çevirdiği, müştekiyi tehdit ederek 1.000 Amerikan Doları ile cep telefonunu aldıkları, daha sonra dorsede bulunan 3 adet jipten ikisinin bu kişilerce indirildiği, jiplerden bir tanesinin bu kişilerce oradan götürüldüğü, bir tanesinin ise çalıştırılamadığı, bu esnada güvenlik güçleri bu grup arasında çatışma çıktığı, çatışma boyunca müştekinin tırın içinde saklandığı, çatışma sonrasında gruptaki kişilerin ara sokaklara dağıldığı, müştekinin fırsattan istifade ederek Emniyete sığındığı, daha sonra saat 19:50'de gasp edilen ... plakalı tırın yüzleri kapalı, ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan Pkk/Kck örgüt mensuplarınca Cudi Mah. 61. Sokak üzerine getirilerek yolu trafiğe kapatacak şekilde park edildiğinin ve aracın önünde hendek bulunduğunun ihbar edildiği, adrese gidildiğinde, tırın arkasında bulunan ve tırı kendilerine siper alan yüzleri kapalı terör örgütü mensuplarınca yaklaşık 8-10 el uzun namlulu silahlı saldırılar yapıldığı, karşılık verilmesi üzerine şahıslar ara sokaklara kaçtığı, araçta bomba düzeneği bulunma ihtimaline karşın aracın bulunduğu yere gidilemediği ve şahısların yakalanamadığı, 24/08/2015 günü Saat 05:30 sıralarında gasp edilen ... plakalı çekicinin PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca yakıldığının bilgisinin alınması üzerine olay yerine giden zırhlı ekiplerin, sokak üzerinde dorsesi boş olan park halindeki tırın yandığını, itfaiye ekiplerinin araca müdahale etmesinin PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırılarla engellendiği, yanan tırın, patlayıcı düzeneği olma ihtimali bulunan hendeğin arkasında kalmasından dolayı araca müdahale edilemediği ve şahısların yakalanamadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar müşteki ...'ın olay tarihinde, tırı gasp ederek Başak Mahallesi ... Sokağa götüren ve burada ellerinde uzun namlulu silahlar bekleyen kişilerin tespiti amacıyla vermiş olduğu ifadede Ssç dışında 18 kişiyi teşhis etmiş ise de, müştekinin istinabe ile alınan 05/07/2018 tarihli beyanından anlaşılacağı üzere, bu kişilerin bir kısmının yüzlerinin açık bir kısmının ise yüzlerinin kapalı olduğu, tanık ...'nın teşhis işleminde, sanığın 23/08/2015 tarihinde tırın gasp edilmesi olayını gerçekleştiren şahıslar arasında olduğu ve sanığı dorsedeki jiplerden birini sürerken gördüğünü ifade ettiği, tanık ... her ne kadar mahkememizde beyanından kısmen rücu ederek, eylemi gördüğünü ancak eylemi gerçekleştiren şahısların maskeli olduğunu, sanığı görmediğini ifade etmiş ise de ifadesini neden değiştirdiği husunda makul gerekçe sunamadığı, kaldı ki tanığın eylemi gerçekleştiren şahısların tamamının yüzlerinin kapalı olduğu yönündeki beyanının, müştekinin beyanı ile çelişkili olduğu, müştekinin 18 ayrı kişiyi net olarak teşhis ettiği, son olarak tanığın adli muayene raporlarında darp - cebir izine rastlanmadığı, yine tanık ...'ın ... plaka ... tır ve 3 adet jipin gasp edilmesi olayını gerçekleştirenler arasında sanığın da olduğu ve sanığı jiplerden birini sürerken gördüğünü ifade ettiği, her ne kadar tanık ..., mahkememizde sanığı tanımadığını ve baskı altında ifade verdiğini ifade etmiş ise de tanık ...'ın 28/08/2015 tarihli Silopi Sulh Ceza Hakimliğinde, sorgusunda önceki beyanlarını tekrar ettiğini ifade ettiği ve adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izi - emaresine rastlanmadığı, sanık aşamalarda adli mercilerden kaçmadığını, üstüne ifade vermek için Mersin'den Silopi'ye geldiğini ifade etmiş ise de, sanığın Mersin'den Silopi'ye geldiği tarihten polislerce yakalandığı tarihe kadar 2 hafta geçtiği, geçici iş bulmak için bu süre zarfında beklediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ısrarla olay tarihinde (23/08/2015) Silopi'de bulunmadığını belirtmesine karşın, ifadesinde 2015 yılı ... ayında Mersin'e gittiğini beyan ettiği, bu çelişkinin sorulması üzerine beyanını değiştirerek, bu kez 2015 yılı Mayıs ayında Mersin'e gittiğini ifade ettiği, tüm bu beyanların, atılı suçtan kurtulmaya ve inkara dönük olduğu görülmekle sanığın 23/08/2015 tarihinde ... çekici, ... dorse plakalı tırın gasp edilerek getirildiği Silopi İlçesi, Başak Mah. .... Sokakta bekleyen uzun namlulu bir kısmının yüzü kapalı kişiler arasında olduğu ve sanığın dorse içinde bulunan jiplerden birini alarak kullandığı sübut bulmuştur. Tanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'nin teşhis beyanlarından sanığın Silopi Ydg-H yapılanması içerisinde aktif olarak yer aldığı, Nuh ve Başak Mahallesinde "kadrolu" olarak tabir edilen kırsaldan gelen şahıslarla birlikte hendek kazma, barikat kurma ve yolların mayınla tuzaklanması olaylarında yer aldığı ve bu kişilerle sığınakta saklandıkları, silah ve mühimmatların toplanıp dağıtıldığı evin önünde ... (K) isimli örgüt mensubunu birkaç kez ziyarete geldiği, Başak Mahallesi, Trafo caddesindeki hendekte telsizle silahlı nöbet tuttuğu, yine Başak Mah. 407 ve 410 sokakta hendek ve barikat yapımına katıldığı, kaleşnikof marka silah taşıyarak Zap Meydanında nöbet tuttuğu, yine Başak Mahallesinde örgüt mensupları tarafından yollara döşenen bombalı düzeneğin başında durduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ... ..., mahkememizde ihtiyaç giderme adı altında ifade tutanağının imzalatıldığını beyan etmiş ise de, 06/01/2016 tarihli Silopi Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda önceki kolluk ifadesini tekrarladığını beyan ettiği, tanılardan ...'in 19/01/2016 tarihli Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda önceki ifade ve teşhislerini ikrar ettiği, tanık ... baskı altında ifade verdiğini beyan etmiş ise de 04/12/2018 tarihli müdafi eşliğindeki sorgusunda teşhis beyanlarını kabul ettiği, Adli muayene raporlarında darp cebir izine rastlanmadığı, tanık ...'nın beyanından rücu etmesine ilişkin makul gerekçe sunamadığı kaldı ki yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, müştekinin beyanları ile tanık ...'nın mahkememizdeki beyanlarının çeliştiği, bu nedenle tanığın kovuşturma beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, tanık ... mahkememizde psikolojik ve fiziksel şiddet altında ifade verdiğini belirtmesine karşın adli muayene raporlarında darp cebir izi yahut emareye rastlanmadığı, yine tanık ...'un beyanında neden rücu ettiğine dair dikkate değer gerekçe bildirmediği, tanık ...'nin aklı başında olmadığından önceki gibi ifade verdiği yönündeki beyanının kendi içinde dahi çelişki ihtiva ettiği, ayrıntılı teşhis beyanatına karşın, teşhis içeriklerinin neden doğru olmadığı yönünde somut bir gerekçe sunamadığı görülmekle, sanığın Silopi İlçesinde Ydg-H yapılanması içerisinde sorumlu düzeyde aktif olarak yer aldığı, Nuh ve Başak Mahallelerinde, Zap Meydanında, hendek ve barikat yapımında yer alarak silahlı nöbet tuttuğu, güvenlik güçlerine karşı pusu amacıyla yerleştirilen bombalı düzeneklerin başında durduğu, kırsaldan gelen şahıslarla organize hareket ederek telsiz taşıdığı, faaliyetlerinin çeşitliliği ve yayıldığı alana paralel bir şekilde Doğu, ..., Cigo ve Cesur Kod adlarını kullandığı, her ne kadar sanık ve müdafi bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de birbirinden bağımsız şekilde teşhis tanıkları ..., ... ve ...'un sanığın aynı kod adını (Doğu/...) kullandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. [adres satırı maskelendi] Mahkememizin 2019/24 Esasına kayıtlı birleşen dosyasında, *** *** **** nolu hat üzerinden sanık ...'ın yapacağı görüşmelerin Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2015 tarih ve 2015/9 ... karar numarası ile tespitine karar verildiği, Tape Değerlendirme Tutanaklarından anlaşılacağı üzere, SSÇ'nin 13/11/2015 tarihinde ... isimli şahısla görüştüğü, ...'ın yanındaki erkek şahsa, "keleşi getir, roketi getir" dediği, bu tespitten güvenlik güçlerine karşı saldırı hazırlığı yapıldığının anlaşıldığı, SSÇ'nin 21/08/2015 tarihinde ... ... ile "M: Evet sen dedin ... nişancı nerededir sen dedin damda damda dikkatli olun, B: Evet o damda biri telefon etti sen biliyor musun" şeklinde görüşmesinden, farklı dosya sanığı ... ...'in, silahlı bir şekilde güvenlik güçleri ile çatışma halinde olan ...'a dikkatli olmasını söylediği tespit edildiği, bu tespitin de yukarıdaki tüm hususları destekler nitelikte olduğu, sanığın Silopi İlçesinde silahlı (Kaleşnikof marka uzun namlulu silah ve roketatar) bir şekilde nöbet tuttuğu, güvenlik güçleri ile çatışmaya girdiği, teşhis tanığı ... ... ile irtibat halinde olduğu, güvenlik güçlerinin bulunduğu yerin Ssç'ye istihbar edildiği anlaşılmaktadır...." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı ... yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı bilinen bir gerçektir. Suça sürüklenen çocuk üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, bu kapsamda dosya kapsamında yer alan tanıklar ... ..., ..., ..., ... ve ...'in kolluk beyanlarında, suça sürüklenen çocuk ilgili Başak mahallesinde hendek kazdığını, mayın döşediğini, kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğunu beyan ettikleri görülmekle, SSÇ'nin sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla hendek ve barikat kazma, bu hendek barikatlarda silahlı nöbet tutma ve mayın yerleştirme şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır. 5271 ... CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına" ilişkin emredici hüküm gözetilerek; kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak sanık aleyhine verdikleri beyanları hükme esas alınan tanıklar ..., ... ve ...'nın savcılık veya mahkeme aşamasında bu beyanlarını doğrulayıp doğrulamadıkları dosya kapsamından anlaşılamadığından söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağı açık ise de diğer delillere göre atılı suçun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih ve 2019/1-289 Esas ve 2021/109 ... Kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 ... İçtihadı Birleştirme kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 ... TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasa'nın 141 inci ve 5271 ... CMK'nın 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; nitelikli yağma suçu bakımından müşteki ...'ın, olayı gerçekleştiren örgüt mensuplarından teşhis ettiği kişiler içinde sanığın olmadığı, müştekinin beyanlarında söz konusu yağma olayına katıldıklarını belirterek teşhis ettiği ... ve ...'nın, kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak alınan teşhis beyanlarında, sanığın da bu yağma olayına katıldığını belirtmeleri karşısında; CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ... ve ...'nın kollukta müdafisiz olarak alınan beyanlarını daha sonra savcılık ya da mahkeme aşamasında doğrulayıp doğrulamadıklarının tespiti için, bu kişilerin kendi yargılandıkları dosyalardaki aşama beyanlarının temin edilmesi suretiyle tüm delillerin bir arada değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. D.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Tasarlayarak Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1- Anılan bölgede hendek barikat kazıp burada nöbet tutan ancak bizzat silahlı çatışmaya katıldığı her türlü şüpheden uzak kesin şekilde kanıtlanamayan suça sürüklenen çocuk öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, 2-Kabul ve uygulamaya göre; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Cebir Tehdit Veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması Veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemlerinin 5271 ... Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Nitelikli Yağma ve Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Gerekçe bölümünde B, C ve D bentlerinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 20.09.2019 tarihli ve 2019/1378 Esas, 2019/1243 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.