Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2429 E. , 2024/1002 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2429 Karar No : 2024/1002 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılık Medya ve Tekstil Ürünleri Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Mal Müdürlüğü-... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu iste…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2429 E. , 2024/1002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2429 Karar No : 2024/1002 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılık Medya ve Tekstil Ürünleri Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Mal Müdürlüğü-... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bırakmak suretiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-(a) maddesi uyarınca ihracat istisnası kapsamında, haksız katma değer vergisi iadesi aldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, re'sen tarh edilen 2016/Mart-Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; davacıya 2016/Mart-Mayıs dönemlerinde mükellefi olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce ihracat istisnasından doğan katma değer vergilerinin mahsuben iade edildiği, daha sonra ise yapılan inceleme neticesinde adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu gerekçe gösterilerek yapılan iadelerin haksız olduğu sonucuna varıldığı görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümü için davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesi gerektiği, dava dosyasında mevcut vergi tekniği raporu ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; 2016 ve 2017 yılının muhtelif dönemlerinde katma değer vergisi için çok fazla düzeltme beyannameleri verildiği, 2016/Ocak ve Şubat dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerinin verilmediği, 2017 hesap dönemi Mart vergilendirme döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının 88.159,69-TL olarak beyan edilmesine rağmen Nisan vergilendirme döneminde 107.214,65-TL önceki dönemden devreden katma değer vergisi beyan edildiği, Mayıs vergilendirme döneminde ise yalnızca 435.967,90-TL önceki dönemden devreden katma değer vergisi ile sonraki döneme devreden katma değer vergisi beyan ederek sonraki dönemlerin bu tutar üzerinden devam ettirildiği, mükellef kurumun çok sık adres değiştirdiği, faaliyet gösterdiği adreslerde Form Ba-Bs bildirimlerinde alım ve satım beyan ettiği mükelleflerin de faaliyet gösterdiği, vergi dairelerine bildirilen iş yeri ve şube adreslerinin açılış yoklamalarında mükellef kurumu temsilen vekaletnameye istinaden ... ve harici kişilerin bulunduğu ve ...’ın aynı zamanda mükellef kurumun alım ve satım yaptığı ve hakkında sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle vergi tekniği raporu tanzim edilen mükellef adına da vekaletnameye dayanılarak yoklama fişini imzaladığı, yine ...’ın hakkında karşıt inceleme yapılan mükellef kurumun satış yaptığı firmanın da tutanağını vekaleten imzaya gelerek ifadede bulunduğu, yine mükellef kurum tarafından ...’ın hesabına yüklü tutarlarda para gönderildiği, yapılan yoklamalarda mükellef kurumun adreslerde bulunmaması, iş yerlerinde bulunan demirbaşların faaliyetine oranla çok az olması, ticari faaliyetine konu olabilecek ve yüksek tutarda hasılat elde etmesini sağlayabilecek mahiyette emtianın bulunmadığı, yaptığı yüksek ticari iş hacmine rağmen bağlı bulunduğu vergi dairelerine olan yüksek tutarlı vergi borçlarını ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarını ödemediği, Form Ba-Bs bildirimlerinde beyan edilen alım tutarları ile yasal kayıt ve belgelerinde yer alan tutarların uyumsuz olduğu, mükellef kurumun form Ba-Bs bildirimlerinde ve katma değer vergisi matrahlarında beyan ettiği tutarların çok küçük bir kısmını hesaplarına yansıtıldığı, hesaplara yatırılan bu tutarların düşük olduğu ve çok kısa sürelerde hesaplardan çekildiği, sigortalı olarak bildirilen kişilerden sadece birkaçına maaş açıklaması ile en fazla dört ay boyunca ödemeler yapıldığı, şirket ile ortağı ve müdürünün banka hesaplarından ticari ilişkide olmadığı çok fazla şirkete ve şahsa para çıkışlarının olduğu, haklarında sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle vergi tekniği raporu tanzim edilen mükelleflere ve ortaklarına banka hesaplarından paralar gönderildiği ve alındığı, hatta bazılarının faturalarının dahi mükellef kurumun banka hesaplarından ödendiği, Muratbey Gümrük Müdürlüğüne beyan edilen ürünler ile gümrük müdürlüğünün tespiti sonucu ihraç edilmeye çalışılan malların farklı olduğu, bu nedenle gümrük müdürlüğünce 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında işlem yapıldığı ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde davasının devam ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının komisyon karşılığı sahte belge düzenlediği sonuç ve kanaatine varıldığı, sahte belge düzenleyicisi olan davacının gerçek alım ve satımı söz konusu olamayacağı gibi gerçekte yapılan bir ihracat faaliyetinde bulunduğundan da bahsedilemeyeceğinden, mahsuben iadesi yapılan katma değer vergilerinin geri istenilmesi suretiyle dava konusu dönemlere ilişkin düzenlenen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporunun somut verilere dayanmadığı, birtakım varsayımlardan hareketle oluşturulan olumsuz kanaatlere göre sahte belge ticareti yapıldığının kabul edildiği, yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edildiği, beyannamelerin neredeyse tamamen eksiksiz şekilde verildiği, tahakkuk eden vergilerin ödendiği, her dönemde çok sayıda işçi çalıştırdığı, şirketin faal olduğu ve idarece tespit edilmiş iki şubesi ve iki adet aracı bulunduğu, yoklamalarda olumsuz bir durum tespit edilmediği, karşıt incelemelerde şirketin gerçek bir faaliyeti olduğunun ikrar edildiği, Ba-Bs analizlerinin uyumlu olduğu, bu nedenlerle yetersiz tespitlere dayalı olarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.