12. Ceza Dairesi 2025/2040 E. , 2026/1633 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E. 2024/376 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği dü…
12. Ceza Dairesi 2025/2040 E. , 2026/1633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E. 2024/376 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1-... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/05/2016 tarihli, 2013/868 Esas, 2016/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılanlar ... ile ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 18/10/2021 tarihli ve 2019/10897 Esas, 2021/6980 Karar sayılı ilâmıyla, temyiz başvurusu sonrası katılan ...'ın ölümü üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 19/12/2018 tarihli raporunda ...'ın kesin ölüm nedeni ile meydana gelen trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edilmesi nedeni ile suçun vasfında meydana gelen değişiklik doğrultusunda görevli mahkemenin değişeceğinden ve sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı TCK 85/2 maddesi kapsamında takdir ve tayini gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarihli, 2022/60 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4 ve 53/6 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 21.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına dair kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/4867 Esas, 2024/489 Karar sayılı ilâmıyla, sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.11.2024 tarihli, 2024/156 Esas, 2024/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4 ve 53/6 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 30.400,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına dair kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;Sanık ... sevk ve idaresindeki ... plaka nolu ticari kamyonu ile yerleşim şeri dışında, azami hız limitinin saatte 85 km olduğu, bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, aydınlatma ve yol şerit çizgilerinin bulunduğu devlet kara yolunda ...'dan ... istikametine gece vakti seyri esnasında katılan ...'ın arızadan dolayı emniyet şeridinde park halinde bulunan ... plaka nolu ticari kamyonuna arkadan çarpması ve bu aracın da çarpmanın etkisi ile sürüklenerek önünde park halinde bulunan arıza için gelen katılan ...'a ait ekip otomobiline çarpması sonucu sanık asli kusurlu olarak katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırıkların hayati fonksiyonlara olan etkisi ağır(6) derece olacak ve felç kalmasına neden olacak şekilde yaralanmasına, katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve uzuv kaybına ve organ işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde , katılan ... ile çalışan katılan ... ...'un hayati tehlike geçirmez, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırıkların hayati fonksiyonlara olan etkisi orta(4) derece olacak şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda; sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yerel mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki sanık hakkında hükmedilen cezanın eksik olduğundan bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/20 18... /4 63... /20 karar sayılı ve 23/01/20 18... /9 62... /16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.