7. Ceza Dairesi 2022/3412 E. , 2023/738 K. "" BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A-KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nun 07/12/2021 tarihli ve 2021/60 Esas-Karar sayılı kararı ile çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçu yönünden yargılama aşamasında imza itirazında bulunulması hâlinde imza incelemesi yaptırtılmasına gerek ol…
**7. Ceza Dairesi 2022/3412 E. , 2023/738 K.** **"İçtihat Metni"** BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A-KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nun 07/12/2021 tarihli ve 2021/60 Esas-Karar sayılı kararı ile çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçu yönünden yargılama aşamasında imza itirazında bulunulması hâlinde imza incelemesi yaptırtılmasına gerek olup olmadığına ilişkin farklı yer bölge adlîye mahkemeleri ceza daireleri arasında çıkan içtihat farklılığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 19. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, B-KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR - İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 2018/4405 Esas 2019/2013 Karar sayılı, - İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 2020/303 Esas 2020/444 Karar sayılı, ilâmları ile sanığın yargılama sırasında kambiyo senedi vasfında, unsurları tam ve geçerli olan çeke yönelik olarak keşideci imzasının kendisine ait olmadığını bildirmesi hâlinde icra dosyasına imza yönünden itirazda bulunmazsa ve hüküm aşaması ile öncesinde bu yönde bir menfi tespit davası açmasa dahi imza itirazının incelenmesi gerektiği görüşünün, buna karşılık; - Ankara Bölge adlîye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 2019/5014 Esas 2020/1838 Karar sayılı, - Ankara Bölge adlîye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 2019/3687 Esas 2019/4483 Karar sayılı, - İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2019/2732 Esas 2019/4562 Karar sayılı, ilâmları ile 3167 sayılı Kanun çeki tanzim eden ve imzalayan kişinin sorumluluğunun bulunduğu, 5941 sayılı Kanunun ise bu yükümlülüğü değiştirerek çek imzalayan kişinin sorumluluğu yerine ibraz tarihinde çekin karşılığını bankada bulundurma yükümlülüğünü suç olarak tanımladığı, dolayısıyla ibraz tarihinde tüzel kişi çekleri yönünden yetkili temsilcilerin, gerçek kişiler yönünden ise çek hesabı sahibinin sorumluluğu cihetine gidildiği, Çekin kambiyo senedi olması, alacaklı-borçlu ve 3. kişiler yönünden piyasa işlemlerindeki hızlılık, güven ve istikrar nedeniyle önceden çek hesabı açılırken yetki, imza sirküsü v.b. işlemlerin yapılmış olması nedeniyle imza itirazının somut vakaya dayanması, sanığın kendisine ait olmadığını savunduğu çekteki imzanın hangi sebeple (vekalet ilişkisi, yetki değişikliği hukuki ilişkilerden mi kaynaklı, yoksa yağma, hırsızlık yahut sahtecilik gibi suç teşkil eden fiillerden mi kaynaklı) başkasına ait olduğu ya da irade dışı atıldığı ve çekin ne suretle dolaşıma çıktığı, bu konuda hukuki ve cezai yönden gereğine tevessül edilip edilmediği hususlarında açıklama bulunması gerektiği, çek suretinde yer alan imza ile keşidecinin dosyada bulunan imza sirküsünün yahut sair imza örneklerinin çıplak gözle bakıldığında açıkça benzerlik göstermesi durumunda soyut imza inkarının dinlenilmeyeceği,