1. Hukuk Dairesi 2013/19711 E. , 2014/5672 K. "" MAHKEMESİ : VİZE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2003 NUMARASI : 2000/311-2003/255 Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan Sezgin tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal…
**1. Hukuk Dairesi 2013/19711 E. , 2014/5672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : VİZE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2003 NUMARASI : 2000/311-2003/255 Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan Sezgin tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak temlik edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm; davalılardan Sezgin tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; davacıların miras bırakanı ve babası Ali Kaymaz'ın 18.12.1996 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak kızları davacılar ile tek oğlu davalıların babası dava dışı Kerem'i bıraktığı, murisin 4/5 oranında paydaşı olduğu 9 ada, 16 parsel sayılı, avlulu üç katlı ev vasfındaki taşınmazın, 2/5 payını üzerinde bırakıp, 2/5 payını 09.11.1978 tarihinde oğlu dava dışı Kerem'e satış yolu ile temlik ettiği, onun da taşınmazı eşit paylarla oğulları ve murisin torunları olan davalılara 13.08.1999 tarihinde yine satış yolu ile temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanununun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.