T.C. STANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/780 Esas KARAR NO :2025/928 DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ:30/10/2025 KARAR TARİHİ:04/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Tic. A.Ş.' de tek ortak olarak kayıtlı ike…
T.C. STANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/780 Esas KARAR NO :2025/928 DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ:30/10/2025 KARAR TARİHİ:04/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Tic. A.Ş.' de tek ortak olarak kayıtlı iken, sahip olduğu hisselerin tamamını ... isimli şahsa 30.08.2024 tarihinde hisse devir sözleşmesiyle devrettiğini, söz konusu devir sözleşmesi gereğince, hisselerin mülkiyeti ve ortaklık hakları bu tarihte devralana geçtiğini, davacı bu tarihten itibaren şirkette hiçbir ortaklık, yönetim veya mali yetki kullanmadığını ve tüm tescil ve ilan süreçleri şirket ve yeni deviralan tarafından yapılacağı hususunda mutabık kalındığını, ancak söz konusu devir işlemi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne geç bildirildiğini, bu sebeple tescil işlemi 10.02.2025 tarihli olarak yapıldığını ve 11.02.2025 tarih ve ... sayı ile ilan edildiğini, bu hususun düzeltilmesi için dava dışı şirket tarafından ticaret sicil müdürlüğüne başvurulduğunu ancak olumsuz cevap alındğını ve bu hususu müvekkili tarafından 27.10.2025 tarihinde öğrenildiğini, bu durumda fiili devir tarihi olan 30.08.2024 yerine, sicilde 10.02.2025 tarihi görünmekte olduğunu, bu yanlışlık nedeniyle müvekkilin, gerçekte ortak olmadığı dönemde yapılan işlemlerden sorumlu tutulma riski doğduğunu, yine hisse devir tarihinde vergi dairesi yoklaması yapılmış olduğunu, bu durum bu yoklama ilede sabit hale geldiğini, davamızın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Tic. A.Ş.’ne ilişkin olarak, davacı müvekkilin hisselerini devrettiği tarihin fiili devir tarihi olan 30.08.2024 olarak düzeltilmesini, hatalı olarak tescil edilen 10.02.2025 tarihinin, 30.08.2024 olarak değiştirilmesini, düzeltme kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın, öncelikle müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararının bulunmaması nedeniyle, aksi kabul edilmemekle birlikte müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyecek olmasından mütevellit pasif husumet yokluğundan, esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan ve davalı şirketin veyahut da hisse devri sözleşmesine taraf olan dava dışı kişinin yerine getirmediği ya da geç yerine getirdiği yükümlülükler karşısında huzurdaki davada, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, davacı taraf "ilgili" sıfatını haiz olmadığından, huzurdaki davada aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, konuyla ilgili olarak dava dışı şirkete verilen 25/03/2025 tarihli red kararı niteliğinde de olmayan cevabi yazı, dava dışı şirkete PTT aracılığıyla ... gönderi numarasıyla gönderildiğini ve 29/03/2025 tarihinde dava dışı şirketin müseccel adresinde bulunmaması nedeniyle haber kağıdı bırakıldığını, buna karşılık davacı tarafın müvekkili müdürlüğün cevabi yazısının 27/10/2025 tarihinde öğrenildiği yönündeki kabulü mümkün olmayan iddiasının aksine ve bununla beraber huzurdaki dava ise sayın mahkemenin 05/11/2025 tarihli tensip zaptından anlaşıldığı üzere, 30/10/2025 tarihinde ikame edildiğini, buna göre de, huzurdaki ticaret sicili müdürünün kararına itiraz davasında; TTK m. 34 kapsamında Ticaret Sicili Müdürlüğünce verilen karara karşı, bu kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmesi mümkün olduğunu huzurdaki davanın görülebilmesi için öncelikle 8 günlük dava açma süresine riayet edilip edilmediğinin resen değerlendirilmesi gerektiğini, işbu “ticaret sicil müdürünün kararına itiraz” davasının dayanağı olan ve ret kararı olduğu iddia edilen müvekkili müdürlüğün 25/03/2025 tarihli cevabi yazısı, dava dışı şirkete “...” barkod numarasıyla PTT aracılığıyla 29/03/2025 tarihinde ulaştığını, buna karşılık huzurdaki dava, "ilgili sıfatını da haiz olmayan davacı tarafça" 30/10/2025 tarihinde ikame edildiğini, hâl böyleyken hak düşürücü süreden sonra ikame edilen huzurdaki davanın, bu bakımdan da usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle usûlden, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME: Dava, ticaret sicil memuru kararına itiraz davsı olarak açılmşıtır. Davacı tarafın iddiası kapsamında mahkememizce açıklığı kavuşturulması gereken hususun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Tic. A.Ş.’ne ilişkin olarak, davacının hisselerini devrettiği tarihin fiili devir tarihi olan 30.08.2024 olarak düzeltilmesi talebinin davalı sicil müdürlüğüne karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, talebin haklı ve kabul edilebilir olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller sonucunda; Dava, hukuki niteliği itibariyle, limited şirket hissesinin devri nedeniyle ortaklık sıfatının noterden yapılan hisse devir tarihi itibariyle sona erdiğinin tespiti ve bu tarihe göre tescilini sağlamaya yöneliktir. Bu yöndeki bir davanın devralana ve ilgili şirkete husumet yöneltilerek açılması gerekmektedir. Bu bağlamda, kendisine yapılan başvuru ve sunulan evraklara göre başvuru tarihi çerçevesinde tescil işlemi yapan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği kanaati ile davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının davacıya iadesine, 5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır