Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında 11.10.2017 tarihinde "Ruhsat Devri Öncesi İşletme Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili tarafından, davalıların bu sözleşmenin 3., 5. ve 6. maddelerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri üzerine; ... 28. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasıyla 13.10.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını, davalıların bu takibe itirazı üzerine ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 03.12.2020 tarihli tensip kararıyla ... Esas Sayılı dosyasındaki takip durduğunu, ... 28. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasında belirtilen 102.190,71 TL alacağımızın tahsili amacıyla 08.03.2021 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'na ... Dosya numarasıyla yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını, davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağa sözleşmede belirlenen oranda faiz işletilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davanın kabulünü, itirazın iptalini, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamını ve asıl alacağa sözleşmede öngörülen oranda faiz işletilmesini, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.