4. Hukuk Dairesi 2025/13164 E. , 2026/2025 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/466 E., 2025/469 K. Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Daire'nin 28.03.2023 tarih ve 2023/2434 E., 2023/4521 K. sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyetince karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin it…
4. Hukuk Dairesi 2025/13164 E. , 2026/2025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/466 E., 2025/469 K. Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Daire'nin 28.03.2023 tarih ve 2023/2434 E., 2023/4521 K. sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyetince karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 04.11.2013 tarihinde, davacının murisi olan oğlunun sevk ve idaresinde iken tek taraflı kaza yapması sonucu desteğin öldüğünü, davacının destekten yoksun kaldığını, zarar gören 3. kişi konumunda olan davacının zararından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş; ıslahla taleplerini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada desteğin tam kusurlu olduğunu ve zararın teminat dışı olduğunu, desteğin ehliyetinin bulunmadığını, habersiz şekilde aracın işyerinden alındığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile desteğin kazada tam kusurlu olması nedeniyle davacının tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. DAİRE GÖNDERME KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Daire'nin 28.03.2023 tarih ve 2023/2434 E., 2023/4521 K. sayılı ilamı ile "16.04.2022 tarihli ve 31811 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 01.05.2022 tarihinden sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan uyuşmazlık başvuruları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 3/1. maddesi “Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu yapılan sekiz bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Sekiz bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, başvuran tek taraflı kazada, sürücü konumundaki oğlunun vefat ettiğini ve kendisinin onun desteğinden yoksun kaldığını bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 109 madde uyarınca kısmi dava kapsamında 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmalık Hakem Heyetince başvurunun reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Davacı vekilinin karara itirazı üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 5684 sayılı Kanunun 30. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 8.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu bu sebeple Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun Komisyon tarafından değerlendirmeye alınamayacağına karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi açılan tazminat talepli davada davanın kesin olduğundan söz edilemez. O halde temyiz incelemesinin yapılabilmesi için kararın itiraza açık olduğu gözetilerek öncelikle, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talepte bulunan davacı tarafın itirazı hakkında bir karar verilmesi, kararın temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerekir. "16.04.2022 tarihli ve 31811 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 01.05.2022 tarihinden sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan uyuşmazlık başvuruları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 3/1. maddesi “Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu yapılan sekiz bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Sekiz bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, başvuran tek taraflı kazada, sürücü konumundaki oğlunun vefat ettiğini ve kendisinin onun desteğinden yoksun kaldığını bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 109 madde uyarınca kısmi dava kapsamında 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmalık Hakem Heyetince başvurunun reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Davacı vekilinin karara itirazı üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 5684 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin 12. Fıkrası uyarınca 8.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu bu sebeple Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun Komisyon tarafından değerlendirmeye alınamayacağına karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi açılan tazminat talepli davada davanın kesin olduğundan söz edilemez. O halde temyiz incelemesinin yapılabilmesi için kararın itiraza açık olduğu gözetilerek öncelikle, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talepte bulunan davacı tarafın itirazı hakkında bir karar verilmesi, kararın temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerekir." gerekçesiyle dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na gönderilmesine karar verilmiştir. V.İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibinin desteğinin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, mevzuat ve içtihat gereği kendi kusuruyla kazanın meydana gelmesine neden olan destek ile ilgili olarak tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. VI.BOZMA VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 25.06.2024 tarih ve 2024/4886 Esas ve 2024/6462 Karar sayılı ilamı ile; "Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre değil, 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir. 01.06.2015 tarihli yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.20 12... /17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas-2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelidir. Bu sebeplerle; olay ve poliçe tarihi itibariyle, desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak, davalının tazminattan kapsam belirlenip, sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. "gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İtiraz Hakem Heyetince Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın kabulü ile 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.04.2022 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, dava şartının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.