3. Hukuk Dairesi 2016/15400 E. , 2018/5048 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (TİCARET)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; taraflar arasında yapılan 12/09/2013 tarihl…
**3. Hukuk Dairesi 2016/15400 E. , 2018/5048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (TİCARET)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; taraflar arasında yapılan 12/09/2013 tarihli sözleşme ile kiracısı olduğu taşınmazda içkili ve içkisiz her türlü restaurant cafe işletmesi yapmak, yemekli organizasyonlar yapmak ve her türlü tabldot yemek hizmetleri verilmesi amacıyla davalı ile adi ortaklık kurulduğunu, sözleşme gereğince üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafından üzerine düşen edimlerin yerine getirilmediğini, adi ortaklık adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul bulunmadığını, adi ortaklık adına açılmış hesapta nakit para bulunmadığını, ortak malvarlığı olmayan adi ortaklığın tasfiyesiz olarak feshi için gereken şartların oluştuğunu, bu nedenlerle taraflar arasında yapılan 12/09/2013 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin haklı nedenlere dayalı olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.Mahkemece; adi ortaklığa ait defterler olmadığı için safi kar hesabının yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu ve davacının yönetici ortak olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Bir ortak tarafından adi ortaklığın feshinin istenmesi, aynı zamanda tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip çözüme kavuşturulmalıdır.