Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3870 E. , 2024/5301 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3870 Karar No : 2024/5301 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten, ...'a velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımların…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3870 E. , 2024/5301 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3870 Karar No : 2024/5301 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten, ...'a velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'ın 30/11/2015 tarihinde sağlık ocağında yapılan karma aşıdan sonra % 95 oranında engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için 5.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, anne ... için 200.000,00 TL manevi ve baba ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ...'a 30/11/2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı Ulusal Aşı Takviminde yer alan aşıların uygulanmasının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davacıda meydana gelen durumun aşı sonrası istenmeyen yan etki olarak tanımlandığı, bu durumun yapısal kolaylaştırıcı faktörlere bağlı olarak bazı bebeklerde görülebileceği, sağlık hizmetinin yürütülmesinden sorumlu idarede organizasyon hatası tespit edilmediği anlaşılmakla, davalı idareye atfedilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı ve davacıların zararıyla ...'a yapılan aşı uygulaması arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacıların maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünde ise, dava konusu olaya ilişkin olarak alınan Adi Tıp Kurumu raporunda davacı ...'ta meydana gelen durumun aşı sonrası istenmeyen yan etki olarak tanımlandığı, bu durumun yapısal kolaylaştırıcı faktörlere bağlı olarak bazı bebeklerde görülebileceği ifadesi yer almakla birlikte söz konusu yan etki ve risklerle ilgili olarak aşı uygulamasından önce davacılardan yazılı onamın alınmamış olmasının, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacıların aydınlatılarak onay verme hakkının elinden alınmış olacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açacağından, davacıların manevi tazminat talebinin, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek makul ölçülerde değerlendirilmesi gerektiği, 15/10/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden davacı ...'a uygulanan enjeksiyon(aşı) sonuçlarının ve olası komplikasyonların anlatıldığına ve davacının ebeveynleri tarafından rıza gösterildiğine dair yazılı ve imzalanmış onamının alınıp alınmadığının sorularak alınmış ise onam formunun istenilmesi üzerine davalı idarece ara karar cevabı olarak gönderilen bilgi ve belgelerden, davalı idare tarafından davacı anne ve babaya, bebek ...'a uygulanacak olan tedavi kapsamında yapılan enjeksiyonun sonuçları ve olası komplikasyonları hakkında bilgilendirme yapılmadığı, davacıların bu işleme rıza gösterip göstermediğine dair yazılı ve imzalı muvafakatinin alınmadığının görüldüğü, bu durumda, aşı uygulamasından önce davacılara risklerin ve olası komplikasyonların anlatılmadığı ve davacılardan yazılı onamının alınmadığı bu nedenle mevzuat hükümleri uyarınca davacının aydınlatılma ve onay verme hakkının davalı idarece gerektiği gibi yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen sağlık hizmetinin öngörülen şekilde ifa edilmediği sonucuna ulaşılmış olup söz konusu aşı sonrasında davacıların duyduğu üzüntü ve sıkıntının giderilebilmesi için manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek davacılara takdiren ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılardan ... için 200.000,00 TL, anne ... için 100.000,00 TL, baba ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 15/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, eksik ve yetersiz olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, raporu hazırlayan heyette çocuk nöroloji, enfeksiyon hastalıkları ve beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarının bulunmadığı, raporda aşının yan etkilerinin tartışılmadığı, aydınlatılmış onamlarının alınmadığı, aşının alerji yapıp yapmayacağı hususunda hiçbir test yapılmadığı, temyize konu kararın bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda da belirtildiği üzere dava konusu olayda aşı uygulamasının tıp kurallarına uygun olduğu, aşı sürecinde ve küçüğün tedavisinde görev yapan ilgili sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı, küçükte meydana gelen rahatsızlık ile aşı uygulaması arasında nedensellik bağı bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu hadisede tazmini gerektirir bir husus bulunmadığı ve kararın dayandırıldığı gerekçelerde hukuki isabet olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idarece, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'ın 30/11/2015 tarihinde Van Edremit ... no'lu Aile Sağlık Merkezinde yapılan DBT – İP, DBT 1, Hepatit B İ, Hepatit B 2, BCG aşılarından iki saat sonra havale geçirmesi nedeniyle Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, daha sonra Van Özel İstanbul Hastanesine sevk edildiği, Van Özel İstanbul Hastanesinde 01/12/2015-31/12/2015 ve 01/01/2016-14/01/2016 tarihlerinde yoğun bakım ünitesinde izlendiği, takiplerinde metabolik hastalık ön tanısı ile defalarca hastane yatışlarının olduğu, Çocuk Nöroloji bölümü tarafından spastik kuadiplejik serebral palsi tanısı ile izlendiği,Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda, "orta bilişsel gerilik, YYÜ görüşüyle bilateral ojDtik^atrofi, 0-3 yaş arası motor gelişim -3 ile -2 persantil arasında" teşhisleriyle toplam %95 oranında engelli olduğunun belirtildiği, davacılar tarafından, meydana gelen zararın aşıdan kaynaklandığı iddiasıyla davalı idareye maddi ve manevi tazminat istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda, "metabolik hastalıklar; spesifik proteinleri kodlayan genlerin mutasyonu sonucu ortaya çıkan doğumsal hastalıklar olup yaşamın ilk dönemlerinde bulgu vermeyebileceği, ilerleyen dönemlerde karşılaşılan stres, ateş, enfeksiyon gibi nonspesifik durumlarda katabolik sürecin tetiklenmesi ile semptomatik hale gelebileceğinin tıbben bilindiği, küçükte gelişen tabloda metabolik asidoz ve kranial MR’ında metabolik hastalık ile uyumlu bulgular saptandığı, 30/11/2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı Ulusal Aşı Takviminde yer alan aşıların uygulandığı dolayısıyla söz konusu aşı uygulamasının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinden sorumlu idarede organizasyon hatası tespit edilmediği" yönünde; yine Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı ek raporda da "mevcut tıbbi belgelerde küçükte saptanan laboratuar bulgularının metabolik hastalıklar ile uyumlu olmakla birlikte mevcut klinik tablonun etyolojisinin mevcut veriler ile belirlenemediği, metabolik hastalıkların spesifik proteinleri kodlayan genlerin mutasyonu sonucu ortaya çıkan doğumsal hastalıklar olup yaşamın ilk dönemlerinde bulgu vermeyebileceği, ilerleyen dönemlerde karşılaşılan stres, ateş, enfeksiyon gibi nonspesifik durumlarda katabolik (enerji tüketimi gerektiren) sürecin tetiklenmesi ile semptomatik (belirtili) hale gelebileceği gibi bebeğin büyümesine bağlı olarak vücut enerji metabolizmasındaki değişiklikler sonucu da gelişebileceğinin tıbben bilindiği, küçüğe 30/11/2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı Ulusal Aşı Takviminde yer alan aşıların uygulanmasının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, aşı sonrası istenmeyen yan etki olarak tanımlandığı, bu durumun yapısal kolaylaştırıcı faktörlere bağlı olarak bazı bebeklerde görülebileceği, sağlık hizmetinin yürütülmesinden sorumlu idarede organizasyon hatası tespit edilmediği" yönünde görüş bildirilmiştir. İdare Mahkemesince, anılan raporun hükme esas alınması suretiyle, yukarıda aktarılan gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile toplam 90.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine hükmedilen tutarın düşük olduğu sonucuna varılarak toplam 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, aşı uygulamasından önce davacılara risklerin ve olası komplikasyonların anlatılmadığı ve davacılardan yazılı onam alınmadığı gerekçesiyle davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmişse de; yukarıda alıntısı yapılan, dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporlarında davacı küçükte meydana gelen engellilik hali ile uygulanan aşı arasında kesin bir illiyet bağının kurulamadığı ve aşının uygulanışında herhangi bir kusur tespitine yer verilmediği dikkate alındığında, idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varılmakta olup, davalı idarenin hizmet kusuru çerçevesinde tazmin yükümlülüğü doğduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmamakta olup davacıların manevi tazminat istemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.