Başvurucu, kanunla kurulmuş bağımsız tarafsız mahkeme ilkesine riayet edilmeden, herhangi bir yargılama yapılmadan ve savunma hakkı verilmeden hakkında farklı zamanlarda oda hapsi cezasına hükmedildiğini, bu cezalara itiraz imkânının bulunmadığını, itiraz imkânı bulunsa dahi bu yolun etkili bir yol olmadığını ileri sürerek Anayasa’nın 19. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, kanunla kurulmuş bağımsız tarafsız mahkeme ilkesine riayet edilmeden, herhangi bir yargılama yapılmadan ve savunma hakkı verilmeden hakkında farklı zamanlarda oda hapsi cezasına hükmedildiğini, bu cezalara itiraz imkânının bulunmadığını, itiraz imkânı bulunsa dahi bu yolun etkili bir yol olmadığını ileri sürerek Anayasa’nın ve maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 28/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir Bölüm Başkanı tarafından 29/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 27/6/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 15/7/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/7/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı 4/8/2104 tarihinde beyanda bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Sınır Tugay Komutanlığında jandarma uzman çavuş rütbesinde görev yapmakta iken başvurucunun; 20/9/2012 tarihinde yedi gün oda hapsi, 29/11/2012 tarihinde yedi gün oda hapsi, 15/12/2012 tarihinde beş gün göz hapsi, 9/1/2013 tarihinde beş gün oda hapsi, 20/1/2013 tarihinde yedi gün oda hapsi ve 29/1/2013 tarihlerinde yedi gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, ilk oda hapsi cezası nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu diğer cezalar nedeniyle AİHM’e başvurmamıştır. İkinci, üçüncü ve dördüncü oda hapsi cezalarına ilişkin kararlar sırası ile 29/11/2012, 15/12/2012, 9/1/2013 ve 21/1/2013 tarihlerinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu hakkında, 26/1/2013 tarihinde Nizamiye Nöbetçi Astsubayı iken kendisine emredilmiş olmasına rağmen devriye görevini ifa etmemesi sebebine dayanılarak disiplin soruşturması açılmış, 29/1/2013 tarihinde savunması alınmış ve savunmasının yeterli bulunmaması üzerine Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Sınır Tugay Komutanlığındaki yetkili amiri tarafından "nöbet talimatına aykırı hareket edenler" suçu nedeniyle 29/1/2013 tarihinde yedi (7) gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya 30/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında imzalanmış olan sözleşme, 28/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun maddesi ve 20/9/2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin maddesi hükümlerine dayanılarak son disiplin cezasını aldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde otuz günden fazla ceza almış olması nedeniyle 11/2/2013 tarihinde feshedilmiştir. Başvurucu, fesih işlemine karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası ile aylık ve özlük haklarından yoksunluk sebebiyle tam yargı davası açmıştır. Başvurucu ile ilgili kurum arasında imzalanmış olan sözleşme, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun maddesi ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin maddesi hükümlerine dayanılarak son disiplin cezasını aldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde otuz günden fazla ceza almış olması nedeniyle feshedilmiş, sözleşme fesih onayı ise 11/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Fesih işlemine karşı AYİM nezdinde iptal davası ile aylık ve özlük haklarından yoksunluk sebebiyle tam yargı davası açılmıştır. Başvurucu, hakkında oda hapsi cezası uygulandığı tarihlerde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde jandarma uzman çavuş olarak görev ifa emekte olduğunu, verilen disiplin cezalarına karşı sözleşmenin feshedileceği korku ve endişesi ile başvuruda bulunamadığını, bu sebeple durumunun haklı mazeret olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin feshedilerek 11/2/2013 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, mazeretin kalktığı tarihten itibaren başvuruda bulunduğunu beyan etmiştir. Başvurucu, 28/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun’un (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Askeri şahıslar hakkında verilebilecek disiplin cezaları şunlardır:A) Subaylar, astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları, uzman jandarmalar ve uzman erbaşlar hakkında: Uyarı. Aylık Kesilmesi: Ek göstergeler dahil, cezalının brüt aylığının 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Göz Hapsi: Dört haftaya kadar. Oda Hapsi: Dört haftaya kadar”. 1632 sayılı Kanun’un (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Her amir emri altındaki şahıslara disiplin cezaları vermeğe salahiyetlidir.” 1632 sayılı Kanun’un (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesi şöyledir:“Disiplin amirlerinin ceza vermek salahiyetleri merbut cetvelde gösterilmiştir.” 1632 sayılı Kanun’un (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesi şöyledir:“Bir disiplin cezası resmi surette mahkuma tebliğ edildiği vakit katileşir. … Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi ancak şikayet yoluyla veya ceza veren amirin mahkum lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı ali ile kabildir. Yanlış verilen … disiplin cezaları daha yüksek makam tarafından … kaldırılabilir veya değiştirilebilir.” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun (Mülga: 31/1/2013- 6413/45 md.) maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “…disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır.” 1602 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “…(Değişik üçüncü fıkra: 31/1/2013-6413/45 md.) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler, Yüksek Askeri Şuranın kararları ile disiplinsizlik nedeniyle verilen disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar yargı denetimi dışındadır. Ancak; Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararına ve askeri disiplin ile ilgili kanunlarda yargıya açık olduğu belirtilmiş olan disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır.” 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Disiplin cezalarının yerine getirilme şekilleri” kenar başlıklı maddesinin (6 ) numaralı fıkrası şöyledir:“…(6) Oda hapsi cezası; bu amaçla tahsis edilecek hapis odasında yerine getirilir. Hapis odalarının kapısında nöbetçi bulundurulur. Oda hapsi cezası alan personel, cezanın yerine getirilmesi süresince emir veremez ve genel hizmet yapamaz. Ceza;a) Seferberlik ve savaş zamanında;1) Bu Kanunda belirlenmiş tüm disiplinsizlik hâllerinde disiplin amirleri tarafından ekli (1) sayılı çizelgeye göre verilebilir.2) Bu Kanuna göre hizmet yerini terk etmeme cezası ile cezalandırılmayı gerektiren disiplinsizlik hâllerinde, disiplin kurulları tarafından on günden otuz güne kadar verilebilir.b) Barış zamanında; Türk karasuları dışında bulunan gemilerde görev yapan personele, sadece buralarda bulunduğu süre içinde işledikleri ve hizmet yerini terk etmeme cezası ile cezalandırılmayı gerektiren disiplinsizlikler için gemi komutanı tarafından, 14 üncü maddede belirlenmiş esaslar çerçevesinde verilebilir.” 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Yargı Denetimi” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.” 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun Geçici maddesi şöyledir:“(1) Her bir disiplin suçu, disiplin kabahati ve disiplin tecavüzü için ayrı ayrı dikkate alınmak üzere; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce görevdeki subaylar, astsubaylar, uzman jandarmalar, uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin mahkemeleri ve disiplin amirlerince verilen uyarı cezaları uyarma cezasına, aylık kesilmesi cezaları aylıktan kesme cezasına, oda ve göz hapsi cezaları ise aynı sürelerde hizmet yerini terk etmeme cezasına dönüştürülür ve kayıtlarda buna göre düzeltmeler yapılır.”