4. Hukuk Dairesi 2022/16593 E. , 2024/514 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1862 E., 2022/2037 K. DAVALILAR : 1-..., 2-..., 3- ... vekili Avukat ..., 4-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.08.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/ İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2022/2 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/16593 E. , 2024/514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1862 E., 2022/2037 K. DAVALILAR : 1-..., 2-..., 3- ... vekili Avukat ..., 4-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.08.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/ İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2022/2 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.1.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı asil ... ve vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.1.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ... ile ... hakkında yapılan takiplerin sonuçsuz kaldığını, borçlu ...'in Çumra 333 ada 4 parseli 30.11.2017 tarihinde davalı ...'e, borçlu ...'ın .../ 1020 ada 52 parsel 10 nolu bağımsız bölümü 19.12.2017 tarihinde davalı oğlu ...'a alacaklılardan mal kaçırma amacı ile sattıklarını belirterek, borçlular ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından aciz vesikasının sunulmadığını, taşınmazların tasarruf zamanının borcun doğumundan önce olduğunu, dava konusu Konya İli, Çumra İlçesi, Uzunkuyu Mahallesi, 334 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın hiç bir zaman maliki olmadığını, müvekkilinin diğer davalı ...'den aldığı taşınmazın Konya İli, Çumra İlçesi, Uzunkuyu Mahallesi, 333 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, 150.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, banka yolu ile havale yapılarak ödemenin yapıldığını, devralınan mezkur taşınmazın devraldığı günden bu yana müvekkili tarafından fiilen kullanıldığını, bununla ilgili ÇKS kayıtlarının bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, devredilen ... İli, Merkez İlçesi, Kazım Karabekir Mah, 1020 ada, 52 parsel, 10 nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...'dan hukuki olarak geçerli bir sözleşme ile aldığını, ...'ın çok eski tarihli olan böyle bir borcu olduğunu bilmediğini, ayrı adreslerde ikamet ettiklerini ve ekonomik durumundan haberdar olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında; tarlasını icralık olmadan önce geçmiş borcu olmadığı bir zaman sattığını, 1.500.000 TL'ye sattığını, 50.000,00 TL'sini elden aldığını, geriye kalan kısmı havale yolu ile gönderildiğini, ...'in amcasının oğlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlu ... ile ...'ın baba-oğul olmaları ve ivazlar arasında önemli oransızlık olması nedeni ile bu davalılar yönünden davanın kabulüne, davalı ... ile ... arasındaki yakınlığın borçlunun mali durumunu bilebilecek düzeyde olmadığı ve ivazlar arasında bedel farkı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'in borçlunun amca oğlu olması nedeniyle ızrar kastını en iyi bilebilecek kişilerden olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın devir tarihindeki rayiç değeri ile devir bedeli arasında 4.14 kat fark olduğunun sabit ... geldiğini, ödeme yapıldığının ancak resmi senetle ispat edilebilir olduğunu ve ödemeye yönelik tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde, dosya kapsamında icra takibinin ve satışın muvazaalı olduğuna ilişkin hiçbir delilin söz konusu olmadığını, dava konusunun farklı kişilere ait iki farklı taşınmaz olduğunu, iki ayrı borçlu olduğu iddia edilen kişilerden bahsedildiğini, bu nedenle davanın birlikte açılabilmesinin mümkün olmadığını, davalısı ve taşınmazları farklı olan davanın hatalı açılması sebebiyle de değerlendirilmesi gerektiğini, dosya kapsamında geçici aciz belgesi alınsa dahi bu davanın devamı için kesin acze dönüştürülerek dosyaya ibraz edilen herhangi bir belgenin söz konusu olmadığını, taşınmazın tasarruf zamanının borcun doğumundan önce olduğunu, davacının dava konusu alacağı BNP Paribas Finansal Kiralama'dan temlik aldığını beyan ettiğini ancak yapılan temlikin geçerli olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı ...'a ait taşınmazı muvazaalı bir şekilde aldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, yapılan işlemin akrabalar arasında yapılmış olmasının tek başına muvazaa iddiası için yeterli olmadığını, ... ve müvekkilinin ikamet adreslerinin ayrı olduğunu, müvekkilinin Kadir'in borcunun olduğundan haberdar olmadığını, dava konusu ... ilinde bulunan taşınmazın mesken vasfında olduğunu, davacı alacaklı tarafından meskene haciz dahi koyulmadığını, belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...tapuda toplulaştırma işlemi gören taşınmazların tek taşınmaz olarak toplam devir bedeli 53.650,00 TL olup, yine dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki (30.11.2017) rayiç değeri 222.171,71 TL'dir. Dolayısıyla dava konusu taşınmazın devir tarihindeki toplam rayiç değeri ile devir bedeli arasında 4 misli fark olduğu sabit ... gelmiştir. Ayrıca sunulan hesap özetinden paranın transfer tarihi 09.10.2017'dir. Taşınmaz devri ise hesap dökümündeki tarihten iki ay sonra, 30.11.2017 tarihinde yapılmıştır. Taşınmaz devir işlemlerinde devir bedelinin bu denli zaman önce gönderilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Şu halde bu parsel borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu benimsenerek kabul kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi hatalı olup.." davacının istinafının yerinde olduğu, davalı ... vekilinin istinaf isteminin ise borçlu ile yakınlığı dikkate alınarak ret edilmiş, davacının istinaf isteminin kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-3 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulü yönünde yeniden hüküm tesis edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaları yinelemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan davaların ayrı ayrı görülmesi gerektiğini, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, finansal kiralama sözleşmelerinde ödenmeyen kira döneminde borcun doğduğunun kabulü gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı üçüncü kişilerin borçluların mali durumunu bilebilecek derece de akrabalıklarının olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davanın İİK'nın 277 nci maddesine göre açıldığının kabulü ile hukuki nitelendirme ve ilgili yasanın uygulama koşulları bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hem İİK'nın 277 ve devamı hem de BK'nın 19 uncu madde koşullarının birlikte değerlendirilmesi hatalı olmakla birlikte kararın sonuç itibari ile doğru bulunmasına göre davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.