5. Hukuk Dairesi 2009/15569 E. , 2010/262 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile isteni…
**5. Hukuk Dairesi 2009/15569 E. , 2010/262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Kamulaştırma Kanununun 7.ve 8. maddelerinde belirtilen ön koşulların yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; mülkiyeti Hazineye ait dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın baraj göl alanında kalacağı gerekçesiyle kamulaştırılmasına karar verildiği, idarece tespit edilen zilyet ile Maliye Hazinesi davalı gösterilmek suretiyle Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca bedel tespiti için dava açıldığı anlaşılmıştır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın zilyedinin mahkeme kararı ile belirleneceği, zilyet ile idarenin anlaşmaya varmasının ileride başka ihtilaflara yol açabileceği gözönünde bulundurularak, Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddesindeki prosedürün uygulama olanağı bulunmadığından, işin esasına girilerek itiraz olmaz ise belirlenen bedelin zilyedine ödenmesine, itiraz olursa, ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.