1. Hukuk Dairesi 2014/3310 E. , 2015/4847 K. "" MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2013 NUMARASI : 2012/37-2013/463 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ....'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası huku…
**1. Hukuk Dairesi 2014/3310 E. , 2015/4847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2013 NUMARASI : 2012/37-2013/463 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ....'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan dedeleri H.. S...'ın kayden maliki olduğu çekişme konusu 7 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile payları oranında tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasbırakan H... S...r'ın, 7 parsel sayılı taşınmazını 20.12.1991 tarihli satış aktiyle davalıya temlik ettiği, mirasbırakanın 21.12.1991 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak 15.12.1984 tarihinde ölen kızı Hayriye'nin çocukları olan davacı Aziz ve dava dışı Koray ile davacı Güler ve davalı Soner'in 27.10.2011 tarihinde ölen babaları Hasan'ın kaldığı kayden sabittir. Davacı tanıklarından İlker; mirasbırakan rahatsızlanınca davalının kendi evine götürdüğünü, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı oğlu olan ve aynı zamanda davalının babası Hasan'a vereceğini Hasan'ın da davalı Soner'e vermesini bildirdiğini, taşınmazda mirasbırakanın eşi olan Fatma'nın oturmaya devam ettiğini, temlikten 11 sene sonra Fatma'nın ölümü üzerine durumu anladıklarını beyan ettiği, diğer davacı tanığı Özkan'ın ise; temlikten sonra davaya konu evde oturmaya devam ettiklerini, taşınmazın müteahhide verilmesi üzerine taşınmazı boşalttıklarını bildirmişlerdir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.