1. Hukuk Dairesi 2021/3916 E. , 2022/2554 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, d…
**1. Hukuk Dairesi 2021/3916 E. , 2022/2554 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.03.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen diğer davalı ... vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: I. DAVA Davacı, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmazın daha sonra dava konusu 374 ada 39 parsel olarak ihdas suretiyle davalı Hazine adına tescil edildiğini, oysa dava konusu taşınmazı harici satış sözleşmesi ile satın aldığını ve yaklaşık 50-60 yıldır imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlikle iktisap koşullarının lehine gerçekleştiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğundan devir ve zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceğini, davacı adına iktisap için yasanın aradığı şartların gerçekleşmediğini, 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddelerindeki tescil şartlarının mevcut olmadığını, dava konusu taşınmazın 08/04/2014 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın tamamının veya bir kısmının davacı adına tescili için gerekli olan zilyetlik süresinin de dolmadığını ve taşınmazın imar ve ihya edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Belediyesi, belediye sınırları içerisinde kalan dava konusu taşınmazda imar ihya nedeniyle taşınmaz ediniminin olanaksız olduğunu, dava konusu taşınmazın Kargı çayı ve taşkın etki alanı ile yolda kalan kısımlarının, niteliği gereği edinime elverişli olmadığını, davacı yanca imar ve ihyanın hangi tarihlerde ne şekilde yapıldığı, nasıl bir emek ve para harcandığının da açıklanmadığını, taşınmaz sürmek ve ağaç dikmenin imar-ihya niteliğinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Belediyesi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı Hazine yönünden imar ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar