Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı fiillerden dolayı cezalandırılma nedeniyle suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı fiillerden dolayı cezalandırılma nedeniyle suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Amasya İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde subay olarak görev yapan başvurucu hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) FETÖ/PDY üyesi olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılığın 9/5/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Başsavcılığın iddianamesinin Amasya Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) kabulü ile başvurucu hakkında yargılamaya başlanmış, başvurucu Mahkeme tarafından FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mahkeme mahkûmiyet gerekçesinde; başvurucunun örgütün gizli haberleşme programını kendisine ait GSM numarası ile kullandığı, HTS kayıtlarında haklarında silahlı terör örgütü üyeliği iddiası ile soruşturma yürütülen pek çok kişi ile iletişiminin olduğu, bu kişiler arasında ByLock kullanıcılarının da bulunduğu, ayrıca başvurucunun ankesörlü telefonlardan arandığına dair kayıtların olduğu, örgütün emniyet ve askeriye içinde çok gizli bir şekilde örgütlendiği, tüm bu deliller bir arada düşünüldüğünde başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğine dair vicdani kanaat hasıl olduğu hususlarına yer vermiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 19/9/2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 7/3/2019 kararı ile hüküm onanmıştır.