14. Hukuk Dairesi 2015/18567 E. , 2017/5199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.04.2012 - 07.09.2012 günlerinde verilen dilekçelerle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 12.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisinde
**14. Hukuk Dairesi 2015/18567 E. , 2017/5199 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.04.2012 - 07.09.2012 günlerinde verilen dilekçelerle tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 12.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl ve birleştirilen dava önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın husumetten reddine karar verilmiştir Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Somut olayda; davacı ...'ın muris ... mirasçısı olup, dava konusu 192 parsel sayılı taşınmazın 5/50 payda elbirliği maliklerinden biri olduğu, davalıya 10.04.2012 tarih, 12.03.2012 tarih, 14.08.2012 tarihli akitlerle dava konusu 192 parsel sayılı taşınmazın belli paylarının satılması nedeniyle anılan satışlarla ilgili önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, yargılama devam ederken muris ...'nın terekesine Çay Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/ 472 Esas sayılı dosyası ile tereke temsilcisi atandığı, temsilcinin 05.03.2015 tarihli oturumda davayı takip edeceğini bildirdikten sonra davanın reddini istediği, devam eden oturumlarda davacının davayı takip ettiği anlaşılmaktadır. Tereke temsilcisi atandıktan sonra davanın temsilci huzurunda görülmesi gerekir. Tereke temsilcisinin davayı takip edeceğini belirttikten sonra davanın reddini istemesi çelişki oluşturduğu gibi tereke temsilcisi atandıktan sonra davayı elbirliği ortaklarından birinin takip etmesi de mümkün değildir. Bu durumda mahkemece davacıya öncelikle tereke temsilcisinin değiştirilmesi, terekeye yeniden temsilci tayin edilmesi için süre verilmesi veya diğer mirasçıların muvafakatinin sağlanması için süre verildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.