Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şirketi tarafından ... keşide edilen çekler ... tarafından müvekkili ... adına cirantalanan çekler, ... bankası ... şubesine ait ,... çek numaralı 31/07/2022 keşide tarihli 35.000 TL bedelli keşide yeri İstanbul olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL bedelli keşide yeri ... olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait,... çek numaralı, 30/11/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı Şirketinde sigortalı bulunan aracın, 11/10/2020 tarihinde karıştığı yaralanmalı trafik kazası neticesinde hasar meydana geldiğini, olay yerinde hastaneye kaldırılan sürücü ... ve araçtaki diğer yolcular tedavi sonrası karakolda ifade verdiklerini, ifadelerde tutanaktakinin aksine sürücünün ... olduğunun açık olduğunu, kargaşada sürücünün kim olduğunun tespit edilememesi sonucunda şüpheye yer verecek şekilde sürücünün tahminen araçtakilerden birisi yazıldığını, kazada eksper tarafından belirlenmiş hasar miktarını belirtir rapordan da anlaşılacağı üzere davacı maddi kayba uğradığını, davalıya yapılan 17/12/2020 tarihli başvuruya rağmen bu miktarın ödenmediğini, aracın hasarlandığını, araçta meydana gelen hasar bedelinin ve ekspertiz ücretinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete 20/03/2020 tarihinde yazılı başvuru yaptıklarını ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. Maddesinin 17. Fıkrası ''Maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için yetkili sigorta eksperleri tarafından düzenlenmiş, örneği İçişleri Bakanlığınca tespit olunacak rapor, sigorta tazminatının ödenmesinde Karayolları Trafik Kanununun 99 uncu maddesindeki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmündedir. Eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir'' hükmüne göre, bağımsız eksper tarafından düzenlenen raporların birinci dereceden delil niteliğinde olduğunu, hasarlı tazminatının ödenmesinde orijinal parçanın öncelikle orijinal parça ile değiştirilmesi gerektiğini, davacının aracında meydana gelen zararın onarılmasında gerçek zararın tazmin edilmesinin esas olduğunu, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDVnin de dahil olduğunu, araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanamayacağını aracın onarılırken herhangi bir iskonto yapılmadığını, şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.