Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5822 E. , 2024/5933 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5822 Karar No : 2024/5933 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulm
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5822 E. , 2024/5933 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5822 Karar No : 2024/5933 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının banka hesabına, aracına ve taşımazına bir dönem ortağı olduğu ... Dijital Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Haczin dayanağı davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının, asıl borçlu şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait yasal defter ve belgelerinin davacının ortaklıktan ayrıldığı 08/11/2016 tarihinden sonra 2018 yılında ibraz edilmemesinden kaynaklanan tarhiyata ait olduğu, 08/11/2016 tarihinden sonra ortak sıfatı bulunmayan davacının, defter ve belge ibraz etme ödevini yerine getirmesi beklenemeyeceğinden asıl borçlu şirketten alınamayan vergi ve cezalardan davacının sorumlu tutulmasının hukuka uygun düşmediği, hacze dayanaklık eden 24/09/2019 tarih ve 1 takip numaralı ödeme emri içeriğinin ise yine davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra 21/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımından kaynaklanan borçlara ilişkin olduğu ve davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı döneme ait söz konusu borcun davacıdan aranmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu hacizler kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Haczin dayanağı davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra 21/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımından kaynaklanan borçlara ilişkin olduğu ve davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı döneme ait söz konusu borcun davacıdan aranmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, hacze dayanak... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 9 ve 13 ila 57. sıralarında bulunan kamu alacağının ortak olduğu döneme ilişkin olarak kusursuz sorumluluğu bulunan davacı adına usulüne uygun düzenlenerek tebliğ edilen ve şirket nezdinde kesinleştirilerek tahsil imkanı bulunmayan borca dayandığı anlaşıldığından değinilen borcun davacıdan aranmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ... takip numaralı ödeme emrinin 10, 11 ve 12. sıralarında bulunan kamu alacağının ise davacının ortaklık sıfatının sona erdiği döneme ait olduğu görüldüğünden davacıdan aranmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davalı idare İstinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra haczin; ... tarih ve... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 10, 11 ve 12. sıralarında bulunan kamu alacağına ait kısmı kaldırılmış, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 9 ve 13 ila 57. sıralarında bulunan kamu alacağı yönünden ise dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının ortağı olduğu şirket ve davacı nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, davacının şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, herhangi bir tebligat yapılmaksızın haciz uygulandığı, böyle bir borcu bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... ' DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının ... Dijital Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait hisselerini 08/11/2016 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı 18/11/2016 tarih ve 9201 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Dava konusu haczin dayanağını oluşturan davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı, asıl borçlu şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait yasal defter ve belgelerinin davacının ortaklıktan ayrıldığı 08/11/2016 tarihinden sonra 2018 yılında ibraz edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Yine dava konusu haczin dayanağını oluşturan bir diğer ödeme emri olan ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı ise davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra 21/11/2016 yılında 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımından kaynaklanan borçlara ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlere ilişkin "Bilgi alma ve inceleme hakkı" başlıklı 614. maddesinin 1. fıkrasında, her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilecekleri ve belirli konularda inceleme yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, haczin;... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 10, 11 ve 12. sıralarında bulunan kamu alacağı yönünden kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde gerekli kaynağın elde edilmesi amacıyla vergi ve diğer kamu alacaklarının takip ve tahsili için hukuki düzenlemeler ve ayrıcalıklı yetkilerle kolaylık ve hızlılık sağlanmasının doğal olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin hakları ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir. Kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli düzenlemeler yapılırken elde edilmek istenen kamu yararıyla bireysel haklar arasında bir dengenin kurulması gerekir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni olması ve kamu yararına dayalı meşru bir amacının bulunması yeterli olmayıp ayrıca müdahalenin ölçülü olması da şarttır. Hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında dikkate alınacak ölçütlerden biri olan Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ölçülülük ilkesi uyarınca mülkiyet hakkının sınırlandırılması suretiyle elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir dengenin sağlanması zorunludur. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin ortaklık sıfatından doğan ve bu dönemlere dair yapılacak bir inceleme sonrası salınacak vergi ve kesilecek cezalardan sorumlu tutulabilecekleri açıktır. Ancak, ortakların takibi aşamasında, kusursuz sorumlu olduklarından bahisle kendilerine orantısız bir külfet yüklenmemesi gerekmektedir. 6102 sayılı Kanun'un 614. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, limited şirketin bütün hesap ve işlemlerine yönelik olarak denetim ve gözetim yetkisi bulunan ortakların, şirket faaliyetlerini ve temsile yetkili kişilerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini denetleme, inceleme ve bu konularda bilgi alma hakları bulunmaktadır. Buna göre, sadece ortaklık sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan ortakların, paylarını devrettikten, başka bir ifadeyle şirketle bağlarının ortadan kalkmasından sonra ortaklıkları döneminde gerçekleşmeyen fiiller sonucunda ortaya çıkan kamu alacağından, salt vergilendirme dönemlerinde payları bulunduğundan bahisle sorumlu tutulmaları düşünülemez. Bu durumda, 08/11/2016 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan, şirketle hukuki ve fiili bağlantısının kalmaması nedeniyle ortaklık sıfatının kazandırdığı ibraz etmeme fiiline yönelik olarak bilgi alma ve inceleme hakkı olmayan dolayısıyla herhangi bir müdahale imkanı bulunmayan davacının, takip edilen kamu alacağına ilişkin vergilendirme dönemi ortaklık sıfatının bulunduğu döneme ilişkin olmakla birlikte yukarıda belirtildiği üzere pay devrinden sonra gerçekleşen fiiller sebebiyle salınan vergi ve kesilen cezalardan sorumlu tutulması, ortaklık sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluğu aşan mahiyette ölçüsüz bir müdahale olduğundan ve kendisine orantısız bir külfet yüklediğinden söz konusu borcun tahsili amacıyla uygulanan dava konusu hacizde hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Dava Dairesi kararının ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 9 ve 13 ila 57. sıralarında bulunan kamu alacağı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, haczin; ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile 2 takip numaralı ödeme emrinin 10, 11 ve 12. sıralarında bulunan kamu alacağı yönünden kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 4. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 9 ve 13 ila 57. sıralarında bulunan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 15/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.