Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1935 E. , 2024/1214 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1935 Karar No : 2024/1214 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Dava; İzmir ili, Foça İlçe Emn
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1935 E. , 2024/1214 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1935 Karar No : 2024/1214 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Dava; İzmir ili, Foça İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, brüt aylığından ¼ oranında kesinti yapılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının grup amir vekili olarak görev yaptığı birimde devir teslim defterini düzenli olarak tutmadığının dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından anlaşıldığı, sübuta eren bu fiili ve daha önce de aynı derecede iki ayrı disiplin cezasıyla cezalandırılmış olması nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi ve tekerrüre ilişkin 14. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan 1. derecenin son kademesinde bulunan personelin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının brüt aylığından 1/4 ile 1/2 oranı arasında kesinti yapılması suretiyle uygulanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, davacının bu yöndeki iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; el telsizlerini eksik teslim aldığında devir-teslim defterine kayıt düşmemesinin nedenin, kayıp telsizin bulunması durumunda defterde gereksiz düzeltmelere meydan vermemek olduğu, defterde usulsüz karalama yapması için bir sebep olmadığı, telsiz kaybının diğer polis memurlarının nöbeti sırasında olduğu ve bunu örtmek için defterde tahrifat yapıldığı, kamera kayıtlarını zamanında incelemeyen idarenin etkin soruşturma yapmadığı, daha önce almış olduğu disiplin cezalarının hukuka aykırı olarak ve ön yargı ile verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, anılan Daire tarafından da Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dosyanın incelenmesinden, davacının da aralarında bulunduğu İzmir ili, Foça İlçe Emniyet Müdürlüğü, Foça Polis Merkezi Amirliğinde Grup Amir Vekili olarak görev yapan polis memurları hakkında, grup amir vekilleri üzerine zimmetli 1 adet Motorola marka el telsizinin kayıp olduğunun bildirilmesi neticesinde açılan soruşturmada, davacının; el telsizinin kayıp olduğunu gerekli makamlara şifai olarak belirttiği, telsizin kısa zamanda tekrar bulunabilmesi halinde durumun rapor halinde deftere yazılması gereğinin kalmaması için Devir Teslim ve Rapor Defteri’ni boş bıraktığı, devir teslim defterinin 39. sayfa 267. sırasında yer alan “Teslim edilen silah, telsiz, araç ve gereçler” kısmındaki 7 rakamında düzeltme yapıldığı, ancak bunu kendisinin yapmadığını beyan ettiği, diğer grup amir vekilleri polis memurlarının da; görevi devir aldıklarında defterin 267, 268 ile 269. sıralarının boş olduğu ve 267. sırasındaki değişikliği kendilerinin yapmadıklarını ifade ettikleri, yapılan kriminal incelemede 6 rakamının 7 olarak kimin tarafından değiştirildiğinin tespit edilemediği, bununla birlikte görev devir teslim defterinin düzenli ve sağlıklı bir şekilde tutulmadığı anlaşıldığından bahisle kayıp olan telsizin yenisini alarak kuruma teslim ettiklerinden gerekli tedbir ve önlemleri almayarak telsizin kayıp olmasına neden olmak suçundan haklarında ceza tayinine mahal olmadığına; görevlerine gereken dikkat ve özeni göstermedikleri, devir teslim defterini düzenli olarak tutmadıkları, bu suretle görevde kayıtsızlık gösterdiklerinden dolayı diğer ilgililerin Tüzüğün 5/A-6 maddesi uyarınca 2 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılmasına, davacının ise yine aynı maddeye istinaden 3 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına, daha önce aynı dereceden cezayı gerektiren suçlardan almış olduğu cezalar bulunduğundan tekerrür hükümleri dikkate alınarak Tüzüğün 14. maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle cezanın, 657 sayılı Yasanın 125/5. maddesi uyarınca brüt aylığının ¼ oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesinde; "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili, üç günlüğe kadar aylık kesimi cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde her yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık konusu olayla ilgili disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadelerde ve davacının beyanında, Devir Teslim ve Rapor Defteri’ni boş bırakmak suretiyle üzerine atılı "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan durumun dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen değerlendirme yapılmaksızın davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:..., K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2024 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) GEREKÇE YÖNÜNDEN KARŞI OY : Dava; polis memuru olan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, brüt aylığından ¼ oranında kesinti yapılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde her yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almakta iken, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesinde yer alan düzenlemeye yer verilmemiştir. İdare Mahkemesince; soruşturma dosyası kapsamında yer alan bilgi/belgelerden davacının fiilinin sübuta erdiği ve dava dosyasında mevcut "Personel Bilgi Notu"ndaki, davacının 05/09/2005 ve 08/08/2007 tarihlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-4 maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırıldığı yönündeki bilgi esas alınarak, olayda tekerrür halinin de gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Uyuşmazlıkta, davacının işbu davadaki disiplin cezasına konu eyleminin sabit olduğu kanaatine varılmakla beraber, davacının özlük bilgisinde yer alan ve yine Tüzüğün 5/A-4 maddesi gereğince verildiği görülen disiplin cezalarının akibetinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle 05/09/2005 ve 08/08/2007 tarihli disiplin cezalarının kesinleşip kesinleşmediği -yargı kararıyla iptal edilip edilmediği-sicilden silinip silinmediği gibi hususların araştırılarak, davacıya verilecek cezanın tekerrür nedeniyle artırılmasının gerekip gerekmeyeceği belirlendikten sonra şayet tekerrür koşullarının oluştuğu sonucuna varılır ise, bu kez 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesi Hakkında Kanun hükümleri de dikkate alınarak karar verilmelidir. Belirttiğim nedenle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.