Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2003 E. , 2024/5309 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2003 Karar No : 2024/5309 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı... VEKİLİ : Av. ...... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Çimento Yapı ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2003 E. , 2024/5309 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2003 Karar No : 2024/5309 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı... VEKİLİ : Av. ...... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Çimento Yapı ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana İli, ... İlçesinde bulunan ... ha alanda ... Çimento Yapı ve Mad. San. Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak verilen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasının incelenmesinden; ... ve ... Mahallesi muhtarları olan davacılar tarafından, Adana İli ... İlçesinde bulunan ... ha alanda ... Çimento Yapı ve Mad. San. Tic. A.Ş. tarafından yapılan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak verilen ... tarih ve...... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, ... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' Kararının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca Adana Valiliği ve Ceyhan Kaymakamlığı ilan panolarında 2013 yılında ilan edildiği ve gereği için Ceyhan Kaymakamlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı ve ... Köyü Muhtarlığına dağıtımın yapıldığı, davacıların yapılan ilandan sonra dava konusu işlemi ancak 01/02/2024 tarihinde öğrendiklerini ileri sürerek 07/02/2024 tarihinde kayda giren dilekçeyle bakılan davayı açtıkları, her ne kadar davacılar tarafından dava konusu işlemin 01/02/2024 tarihinde öğrenildiği ileri sürülmekte ise de,... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' Kararının, Adana Valiliği ve Ceyhan Kaymakamlığı'nın ilan panolarında 2013 yılında yayımlandığı anlaşılmakla, gerekli ilanların yapılıp uzun bir süre geçtikten sonra dava konusu işlemin davacılar veya davacılarla aynı durumda olanlar tarafından herhangi bir tarihte dava edilebilir olmasının kabulü halinde, bu tür işlemlerin ve bu işlemler üzerinde yatırım planlayanların herhangi bir süre sınırlaması olmadan sürekli olarak dava tehdidi ile karşı karşıya kalmaları sonucunu doğurup bu durumun idari istikrar ilkesine aykırı olması karşısında, ilanın yapılmasından itibaren 60 gün içerisinde dava açılması veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvurulması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 07.02.2024 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkemece kabul edilenin aksine dava konusu işlemin, mevzuatta öngörüldüğü şekliyle ilan edilmediği, bu şekilde bilgiye erişim haklarının, aktif katılım ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, Adana Valiliği ve Ceyhan Kaymakamlığında panoya asılmak suretiyle yapılan ilanın yeterli olmadığı, köyde yaşayan yöre halkının konudan haberdar olmasını sağlayacak herhangi bir yönteme başvurulmadığı, projenin etki alanında, ... ve ... köylerinde yaşayan davacıların, şehir merkezinde; Adana Valiliği ve Ceyhan Kaymakamlığında ilan panosunda yayımlanan ÇED gerekli değildir kararından haberdar olamayacakları, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve davalı yanında müdahil tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Adana İli ... İlçesinde bulunan... ha alanda ... Çimento Yapı ve Mad. San. Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak verilen ... tarihli, ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirilmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olacağı güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Adil Yargılanma hakkı başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde ise; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükmüne, aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, ivedi yargılama usulü başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu, ivedi yargılama usulünde bu Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu işleme esas, ÇED Başvuru Dosyasının idareye sunulduğu tarihte yürürlükte olan 17/07/2008 tarihli, 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin; "Çevresel etki değerlendirmesi raporunun Bakanlığa sunulması" başlıklı 11. maddesinde; "... (3) Proje ile ilgili inceleme değerlendirme sürecinin başladığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun halkın görüşüne açıldığı Bakanlık ve Valilik tarafından anons, askıda ilan, internet gibi uygun araçlarla halka duyurulur..." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde; "... (2) Bakanlık, Komisyonun rapor hakkındaki çalışmalarını dikkate alarak beş işgünü içinde proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" ya da "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararı verir, bu kararı proje sahibine ve ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini ve halkın görüş ve önerilerinin nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna yansıtıldığını uygun araçlarla halka duyurur. (3) "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilen proje için yedi yıl içinde yatırıma başlanmaması durumunda "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı geçersiz sayılır..." düzenlemesine yer verilmiş, Yönetmeliğin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde de; "... k) Etki: Bir projenin hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikler; l) Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme sırası ve işletme sonrasında çevre unsurları olarak olumlu veya olumsuz yönde etkilediği alan, m) Halk: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile ulusal mevzuat çerçevesinde bir veya daha fazla tüzel kişi veya bu tüzel kişilerin birlik, organizasyon veya gruplar, o) İlgili halk: Gerçekleştirilmesi planlanan projeden etkilenen veya etkilenmesi muhtemel olan halk; olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi, açılmış olan bir davanın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil yargılanma usulüyle görülmesini güvence altına almaktadır. Adil yargılanma ilkesi; mahkeme tarafından önüne gelen bir davada, uyuşmazlığın özüne yönelik bir incelemenin yapılması, uyuşmazlığın sadece şekli olarak ele alınması sonucunu doğuracak bir yaklaşımdan uzaklaşılması, adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören bir yargılamanın da gerçekleşmesini temel ilke olarak alan bir haktır. Bu hak kişilere belirli koşullarda "mahkemeye erişme" hakkını tanımaktadır. Mahkemeye erişme hakkı mutlak bir hak değildir. Bazı sınırlamalara tabi tutulabilir. Ancak, dava açıldıktan sonra davanın önüne getirildiği mahkeme tarafından davayla ilgili bütün maddi ve hukuki sorunların incelenmesi suretiyle davanın karara bağlanması gerekir. Bunun için, idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin mahkemeye erişim haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilmektedir. Dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirdiği durumlarda, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olamadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, 17/07/2008 tarihli, 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğindeki düzenlemeye göre, dava konusu işlemin uygun araçlarla halka duyurulması öngörülmüş, dava konusu işlemden önceki sürece ilişkin düzenlemelerin öngörüldüğü 11. maddede de; anons, askıda ilan, internet ilanı gibi halka duyuru yöntemleri "uygun araç" olarak örneklendirilmiştir. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır. Ayrıca, yazılı bildirim esas olmakla birlikte, kimi durumlarda bilgi edinilmesinin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı, dolayısıyla dava açma süresine başlangıç olarak alınacağı da Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; Adana İli, ... İlçesinde bulunan ... ha alanda Sönmez Çimento Yapı ve Mad. San. Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin 3211 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının 25/10/2013 tarihinde tesis edildiği, bununla birlikte işlemin iptaline ilişkin davanın 07/02/2024 tarihinde açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise; dava konusu ÇED Olumlu kararının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca Adana Valiliği ve Ceyhan Kaymakamlığı ilan panolarında 2013 yılında ilan edildiği ve gereği için Ceyhan Kaymakamlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığına dağıtımın yapıldığı, dava açma süresi geçtikten çok sonra huzurda görülmekte olan davanın açıldığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Temyiz incelemesi sırasında Dairemizce verilen 12/06/2024 tarihli ara kararı ile yapılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı projesine ilişkin tesis edilen dava konusu, ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararının, proje alanı ve projenin etki alanında halka duyurusunun yapılması ve ilan tutanaklarının İl Müdürlüğüne gönderilmesi istemli, Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı dağıtımlı yazısının gereğinin yapılıp yapılmadığının, ÇED Olumlu Kararının; davacıların da yerleşim yeri ve projenin etki alanı olduğu anlaşılan ... Köyü (İmran Mahallesi) ve ... Köyü (... Mahallesi) ve ilanı istenen diğer mahallerde uygun araçlarla halka duyurulup duyurulmadığının sorulmasına, duyuruldu ise buna ilişkin ilan tutanakları ile diğer bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin istenilmesine, davacıların ... Köyü (... Mahallesi) ve ... Köyü (... Mahallesi) muhtarları olduğu belirtildiğinden, söz konusu ilan istemli yazıların kimlere tebliğ edildiğinin belirtilmesine, tebliğe ilişkin tutanakların onaylı örneklerinin istenilmesine ve projenin inşaat/yatırım çalışmalarına başlanılıp başlanılmadığının, başlanıldı ise hangi tarihte başlanıldığının ve hangi tarihte bitirildiğinin ve projenin faaliyete geçme tarihinin sorulmasına, bu hususa dair bilgi ve belgelerin istenilmesine, dava dosyasında yer alan Adana Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı yazısında; ocak sahasında 28/04/2021 tarihinde İl Müdürlüğü teknik personelince yapılan denetimde "kırma eleme tesisinin kurulu olmadığı, alanda ocak sahasının ulaşım yolunun yapılmış olduğu" tespitlerinin yapıldığı, Müdahil şirketin 26/02/2024 havale tarihli dilekçesinde sahada bu zamana kadar üretim faaliyetinde bulunulmadığının belirtildiği, iptali istenen (ÇED) Olumlu Kararına konu "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesine konu faaliyetin geçirdiği hukuki aşama ve yatırım süreci hakkında mevcut bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine; idarece verilen ... tarihli, ... sayılı cevap yazısında; ilgili bilgi ve belgeler ile dava konusu karara konu faaliyetin başlaması ile ilgili İl Müdürlüğünce Çevre İzni kapsamında verilen İl Müdürlüğü Geçici Faaliyet Belgesi ve üst yazısı, patlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesi, alanda çalışma yapıldığına dair İl Müdürlüğü denetim tutanağının yazı ekinde sunulduğu belirtilmektedir. ... tarihli, ... sayılı yazı eklerinin incelenmesinden; dava konusu edilen kararın Adana Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile Adana Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne, ... tarihli, ... sayılı yazısı ile de Ceyhan Kaymakamlığına ve ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlığı, ... Köyü Muhtarlıklarına bildirilerek, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14. maddesi uyarınca yöre halkına duyurulmasının istenildiği, ancak yazının Köy Muhtarlıklarına tebliğ edildiğine dair gönderim belgelerinin sunulamadığı, Köy Muhtarlıkları tarafından duyurunun yapıldığına dair ilan tutanaklarının Adana İl Müdürlüğüne intikal ettirilmediği belirtilerek, Köy Muhtarlıklarına gönderilen duyuru yazılarının ilgililerine tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakının ve dava konusu kararların ..., ..., ... ve ... Köylerinde askıda ilan edildiğine ve askıdan indirildiğine ilişkin herhangi bir belge ise sunulmadığı görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, idari kararların niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amacıyla, tebliğin ilan veya askı ilanı yoluyla yapılması mümkündür. Askı yoluyla ilan yapılması halinde, ilanı yapan kişi tarafından ilan metninin herkesin kolayca ulaşıp, okuyabileceği bir yerde asılı tutulması, ilan metninin hangi tarihlerde askıda kaldığına ilişkin bir tutanak düzenlenmesi ve bu tutanağın ilgili merciine sunulması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; proje etki alanı olan ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü ve ... Köyünde ilanın yapıldığına, yapıldı ise hangi tarihler arasında askıda kaldığına ilişkin bir tutanak sunulamadığından "mahkemeye erişim hakkı" çerçevesinde, davanın, öğrenme tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmektedir. Bununla birlikte, dava konusu karara konu Nihai ÇED Raporunda Bölüm 1) Projenin Tanımı ve Amacı başlığı altında, 94,67 ha ruhsat alanının 24,58 ha çalışma alanında henüz bir faaliyet gerçekleştirilmediği, çalışma alanına 68,19 ha daha eklenerek 92,77 hektara genişletilmesinin planlandığının belirtildiği, projeyi gerçekleştirecek olan, davalı yanında müdahil ... Çimento Yapı ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin dava dosyasında yer alan 26/02/2024 havale tarihli dilekçesinde; sahada bu zamana kadar üretim faaliyetinde bulunulmadığının, önceki dönemlerde de ulaşım yolu ile ilgili çalışma yapıldığının üretime geçilmediğinin belirtildiği, Dairemiz ara kararına karşı idarece verilen cevabi yazı ekinde iletilen belgelerden; dava konusu işleme yönelik faaliyetin başlaması ile ilgili İl Müdürlüğünce Çevre İzni kapsamında verilen Geçici Faaliyet Belgesi için müdahil şirketin başvuru tarihinin 29/01/2024 olduğu (İl Müdürlüğünün ... tarihli, E... sayılı, Geçici Faaliyet Belgesi konulu yazısı), Geçici Faaliyet Belgesinin tarihinin 08/02/2024 olduğu, proje alanında İl Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından yapılan 09/05/2024 tarihli denetimde kırma eleme tesisinin kurulu olmadığı, alanda ocak sahasının ulaşım yolunun yapılmış olduğunun, halihazırda depolanmış maden atığı pasası bulunmadığının belirtildiği, Patlayıcı Madde Satın Alma ve Kullanma İzin Belgesinin veriliş tarihinin 01/03/2024 olduğu görülmektedir. Bu durumda, usulüne uygun bir şekilde ilan edilmediği ve dava konusu karar tarihinden itibaren üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen kararın alındığı 2013 yılı itibarıyla faaliyete başlanılmadığı anlaşıldığından, davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, süre aşımı yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.