3. Hukuk Dairesi 2018/2885 E. , 2019/8144 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosy…
**3. Hukuk Dairesi 2018/2885 E. , 2019/8144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, davalı kiracının kiralananı tahliye ettiğini, kullanılamaz durumda teslim ettiğini, kasıtlı olarak zarar verdiğini, tespit yapıldığını ileri sürerek şimdilik 86.567.35.-TL tahliye tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, kiralananın sözleşmeye uygun kullanım nedeni ile eskidiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 58.496.85.-TL tahliye tarihi olan 02/08/2013 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, taraflar istinaf yasa yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvuruların esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-)6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince, mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. İlk derece mahkemesi kısa kararında alacağın dava tarihinden (05/03/2014) yasal faizi ile tahsiline karar verdiği halde, gerekçeli kararında alacağın tahliye tarihinden (02/08/2013) yasal faizi ile tahsiline karar vermiştir, diğer anlatım ile kısa & gerekçeli kararda faizin başlangıç tarihi konusunda çelişki oluşmuştur .