(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4670 E. , 2009/14116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar iç
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4670 E. , 2009/14116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Ürolog olan davalı ... tarafından mesanede taş teşhisiyle tedavi edildiğini ve üreterden alınan parçanın patalog olan diğer davalı ... tarafından incelenmesiyle verilen raporda papilom tanısı konulduğunu, ancak daha sonraki tetkiklerde kanser olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, 25.000 YTL maddi, 100.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir. 1-Davacının, ürolog olan davalı ... tarafından mesanede taş teşhisiyle tedavi edildiği, ameliyat ile üreter içinden alınan parçanın patalog olan diğer davalı ... tarafından incelenmesi sonucunda verilen 13.6.2003 tarihli raporda "papilom" tanısı konulduğu, daha sonra yapılan ameliyat ile alınan dokunun yine aynı davalı tarafından incelenmesi ile düzenlenen 1.4.2004 tarihli raporda "şüpheli hücre kümesi" bulunduğunun bildirildiği, bunun üzerine ilk olarak alınan dokunun bu kez dava dışı Oruç Pataloji Labaratuvarında incelenmesi sonucu düzenlenen 11.8.2004 tarihli raporda "Karsinom" tanısı konulduğu, yani davacının kanser olduğunun anlaşıldığı ve yapılan bir ameliyat ile mesanenin çıkartılarak, ince bağırsaktan alınan parça ile 2009/4670-14116 yeni mesane oluşturulduğu, dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Davacı, yanlış teşhis ile tedavi nedeniyle kanser hastalığının ilerlediğini, bu arada iki kez ameliyat edildiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat talepli bu davayı açmıştır. Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Raporunda 13.6.2003 tarihli rapora esas olan 11.6.2003 tarihinde sağ üreterden alınan biyopsinin incelenmesinde, Karsinom (kanser) düşündürecek bulgular olduğu, davalı ... tarafından patalojik tanının konulmamış olduğu, bu hekimin eksik eylemi bulunduğu, ilk biyopsi sonucu (üretelyal karsinom) tanısı koyulması halinde dahi, kişiye uygulanan cerrahi tedavi seçeneğinin değişmeyeceği belirtilmiştir. Görüldüğü gibi Adli Tıp Raporu kendi içinde çelişkilidir. Hem davalı doktor ... 'in yanlış tanı koyduğundan ve eksik eyleminden, hem de doğru tanı konulması halinde dahi kişiye uygulanan cerrahi tedavinin değişmeyeceğinden bahsedilmektedir. Doğru teşhis konulana kadar kaybedilen sürede, davacıda bulunan kanser hastalığının ilerleyip ilerlemeyeceği ve kansere yönelik tedavi yerine hatalı taş tedavisine devam edilmesinin, mesane alınmadan da davacının iyileşme ihtimaline etkisi üzerinde durulmadığı gibi, tam tersine kendi içinde çelişkili olan yetersiz bir rapor verilmiştir. Bu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca mahkemece, üniversitelerden seçilecek konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten alınacak rapor ile yukarıdaki hususlara açıklık getirilmeli ve doktor olan her iki davalının kusurlu olup olmadıkları araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre, davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.