9. Ceza Dairesi 2013/4894 E. , 2013/14735 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma Hüküm : TCK'nın 302/1, 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin beraat hükmünü temyiz etmediği belirlenerek mahkumiyet hükmüne yönelik yapı…
**9. Ceza Dairesi 2013/4894 E. , 2013/14735 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma Hüküm : TCK'nın 302/1, 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin beraat hükmünü temyiz etmediği belirlenerek mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede; TCK’nın 302/1. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun; faili, mağduru, izlediği süreci, ihlal ettiği hukuki yararı aynı olan ve daha hafif neticesi kendi neticesiyle birlikte aynı kasta bağlı harekete tek bir nedensellik bağı ile bağlı bulunan silahlı örgüte üye olma suçu bakımından geçitli bir suç olması ve anılan maddede düzenlenen suçun işlenmesi sürecinde gerçekleşen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan bir karar verilmiş olması karşısında; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davaya ilişkin olarak ayrıca bir karar verilmemesi gerekirken yazılı gerekçe ile verilen beraat kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re'sen de temyize tabi olan hükmün ONANMASINA, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.