11. Ceza Dairesi 2021/35333 E. , 2025/4986 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/240 E., 2018/93 K. Şikayetçi .... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü belirlenerek, 5271 sayılı kanun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği davaya katılma, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz i…
**11. Ceza Dairesi 2021/35333 E. , 2025/4986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/240 E., 2018/93 K. Şikayetçi .... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü belirlenerek, 5271 sayılı kanun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği davaya katılma, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suça konu ... İlköğretim Okuluna ait ... ... Bankası ve ... ... Bankası ... Şubelerinden kurs, etüt, ana sınıfı, okul aile birliği ve kantin hesaplarından değişik tarihlerde çekilen paradan bir kısmı için herhangi bir harcama kaydı ile bilgi ve belgenin bulunmadığı, sanık tarafından ... ... Bankası ... Şubesine 26.10.2009 tarihinde okula ait hesaptan tek başına para çekmeye yetkili olduğuna dair yazılan belge içeriğine göre özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında suçtan zarar görenin, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi ya da kurum olması nedeniyle, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün atılı suçlardan davaya katılma hakkının bulunduğu, gerekçeli kararın 19.02.2021 de Milli Eğitim Bakanlığına tebliğ edildiği, 5271 sayılı kanun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği davaya katılma, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu gözetilerek davaya katılan olarak kabulüne karar verildiğinden Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyulmak suretiyle yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın ... İlköğretim Okulunda okul müdürü olarak görev yaptığı, ... ... Bankası ve ... ... Bankası ... Şubelerinden okula ait olan kurs, etüt, ana sınıfı, okul aile birliği ile kantin hesaplarına yatırılan paraların çekilmesi amacıyla Kartal/... ... Bankası Müdürlüğü'ne 26.10.2009 tarihinde yazılan ve okul müdürü ... imzası ile gönderilen yazı içeriğine göre, okula ait banka nezdinde bulunan hesap numaralarından ödeme emri ile para çekmeye 09.10.2009 tarih ve 120/975 sayılı yazı ile Okul Aile Birliği, Kurs, Anasınıfı hesaplarından para çekmeye en az okul müdürü ve (2) imza ile, nakit para çekmeye ise okul müdürü ...'in yetkili olduğuna dair yazı muhteviyatı uyarınca okula ait hesaplardaki paraların sanık tarafından çekildiği şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 01.06.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan kurum vekilinin, sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.