3. Hukuk Dairesi 2016/10687 E. , 2018/3028 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi her iki davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 27.03.2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden her iki davalının da vekilleri gelmedi. Karşı taraf davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlan…
**3. Hukuk Dairesi 2016/10687 E. , 2018/3028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi her iki davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 27.03.2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden her iki davalının da vekilleri gelmedi. Karşı taraf davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 9026790 ve 3791060 nolu aboneliklerinden , abone oldukları tarihten bu yana kayıp kaçak bedeli altında yasal dayanağı bulunmayan bir kısım fazla tahsilatlar yapıldığını, 3791060 nolu aboneden 2011/6 döneminden itibaren 2014/12. Döneme kadar alınan kayıp kaçak tutarının 16.291,09 TL ile 9026790 nolu aboneden 2012/04 döneminden 2014/12.döneme kadar alınan kayıp kaçak tutarlarının 34.737,88 TL olup toplam 51.028,97 TL kayıp kaçak bedeli altında davacıdan para tahsil edildiğini ileri sürerek söz konusu kayıp kaçak bedelinin tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-) Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak bedelinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile kayıp-kaçak bedelinin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.