Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3026 E. , 2024/4129 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3026 Karar No : 2024/4129 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : 08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin; 14. maddesinin 14. fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinin, 44. maddesinin 2. fıkrasının, 44. maddesinin 4. fıkrasını
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3026 E. , 2024/4129 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3026 Karar No : 2024/4129 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : 08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin; 14. maddesinin 14. fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinin, 44. maddesinin 2. fıkrasının, 44. maddesinin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, 56. maddesinin 10. fıkrasının ve 58. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 1., 2. ve 3. alt bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesi hükümleri yönünden, Yönetmelikteki “terminal” kavramının 4925 sayılı Kanuna, Belediye Kanununa ve İmar Yönetmeliklerine uygun olmadığı, belirsiz olduğu; 25. madde hükümleri yönünden, sözleşmeli otobüslerde hiçbir yaş sınırı ve teknik özelliğin belirtilmediği; 44. maddenin 2. fıkrası yönünden, Yönetmelikte öngörülen yetki devrinin yine Yönetmeliğin genel hüküm ifade eden 9. maddesine aykırı olduğu; 44. maddenin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden, “makul ücret”in tanımının yapılmadığı, belirleme kıstasının bulunmadığı, taşımacılara taşıma ücretlerini Bakanlığa bildirim zorunluluğu getirilirken terminal işletmecileri yönünden böyle bir zorunluluğun bulunmadığı, kamu hizmeti olan faaliyette makul ücret belirleme yetkisinin kimde olduğunun belirsiz olduğu; 56. madde hükümleri yönünden, yolcunun biletli ve koltuğu olan kişi olduğu, bilet kesilmeyen veya bilette ismi geçmeyen çocuğun yolcu statüsünde bulunmadığı, 6 yaşındaki bir çocuğun fiziki gelişimi nazara alındığında kucakta gitmesinin fiilen mümkün olmadığı, çocuğun kimin kucağında seyahat edeceği, 12 yaşındaki bir çocuk bilet istemezse ne olacağı, biletsiz çocukların koltuk ferdi kaza sigortasından faydalanıp faydalanamayacağının belirsiz olduğu; 58. madde hükümleri yönünden, yolcu terminal mülkiyet ve işletmeciliğinin “münhasıran belediyelerin yetki ve imtiyazında” ve “kamu hizmeti” vasfında olduğu, getirilen düzenlemelerin Belediye Kanununa, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 8. maddesine aykırı olduğu, mecburiyet ihtiva ettiği, serbest rekabeti önlediği, sermayesi küçük taşımacıların tasfiyesini içerdiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesi hükümleri yönünden, 4925 sayılı Kanunun 32. maddesinde terminalin özelliklerinin yönetmelikte belirleneceğinin belirtildiği, 34. maddesinde de, terminal hizmetlerinde öngörülecek hususların yine yönetmelikte düzenleneceğinin öngörüldüğü, diğer taraftan 1 sayılı CB Kararnamesinin 477. maddesinde de terminal işletmecilerinin şartlarının belirlenebileceği ve bunların yetkilendirileceğinin kural altına alındığı; 25. madde hükümleri yönünden, maddede faaliyette kullanılacak tüm taşıtların Yönetmeliğin 24. maddesine uygun olması gerektiğinin belirtildiği, özmal taşıtlarda hangi şartlar aranıyorsa sözleşmeli taşıtlarda da onların arandığı; 44. maddenin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden, Yönetmeliğin 14. maddesinin 14. fıkrasının (ç) bendinde yolcu terminallerinden yararlanacak taşıtlar için ücret tarifesinin veya hizmetin ücretsiz olduğuna dair belgenin “Bakanlıktan görülmüştür” şerhi düşülmesi şartının arandığı, aynı Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerle ilgili piyasadaki ücretlerin ülke ekonomisi ve/veya kamu yararı aleyhine sonuç vermesi ve/veya aşırı ücret uygulanması ve/veya rekabet ortamının bozulması hallerinde ve gerektiğinde söz konusu faaliyetler için belirli bir süreyle sınırlı taban ve/veya tavan ücret tarifesi uygulamasının Bakanlıkça getirilebileceği, mevcut durumda bahse konu ücret tarifelerinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, Bakanlığın piyasaya müdahale etme yetkisinin saklı bulunduğu; 56. madde hükümleri yönünden, 4925 sayılı Kanunun 34. maddesinde hizmetlerin ücret, süre ve kapsamının Yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına aldığı, ne şekilde taşıma yapılacağının bu düzenlemede belirlendiği, 6 yaşın altındaki çocuğun kucakta seyahat etmesinin makul olduğu, bir bebek için ayrı koltuk alınmasının gerçekle bağdaşmadığı, 6 yaşın altındaki bir çocuk için de bilet alınabileceği, bu durumda da taşımacının bilet fiyat tarifesi üzerinden %30 indirim yapması gerektiği, 6-12 yaş arası çocuklar için bilet almanın zorunlu olduğu, bu uygulamanın havaalanı taşımacılığında da benzer şekilde gerçekleştiği, dava konusu düzenlemede sonradan değişiklik yapıldığı; 58. madde yönünden, firmaların kalkış ve varış yerinin terminal olmasının amacının karayolu taşımacılığını disiplin altına almak, güvenlik açıklarını kapatmak, her türlü yolcu ve yük taşımasını kayıt altına almak ve ulusal güvenliği sağlamak olduğu, ilgili mevzuatta verilen yetkiye dayanılarak düzenleme yapıldığı ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesinin 6. fıkrası uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü. İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idarî davaların idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmış, menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamakta, sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde, davacının D1 yetki belgesi sahibi ... Seyahat Akaryakıt A.Ş.'nin güncel ortağı olarak bu davayı açmakta ehliyetli bulunduğunun belirtildiği, Dairemizin 08.11.2023 tarihli ara kararı ile davacının ortağı bulunduğu şirket adına davanın açıldığı tarih itibarıyla Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca düzenlenmiş yetki belgesi/belgelerinin onaylı birer örneğinin gönderilmesi, aksi takdirde dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin bildirilmesine karar verildiği, söz konusu ara karara davacı tarafından bir yanıt verilmediği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının bizzat kendisinin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında herhangi bir yolcu taşımacılığı işletmeciliği faaliyetinde bulunmadığı, ortağı olduğu şirketin faaliyetinden bahisle menfaat ilişkisi kurularak işbu davanın açıldığı ve fakat söz konusu şirketin Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca faaliyette bulunduğunu ispata yarayan, davacının iddiasını destekleyici nitelikteki belgelerin, aksi takdirde dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtarına rağmen sunulmadığı görüldüğünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.