6. Hukuk Dairesi 2022/4904 E. , 2024/1659 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1326 E., 2022/1350 K. BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU 13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2016/341 E. 2016/192 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/336 E., 2018/219 K. 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı yüklenici tarafından …
**6. Hukuk Dairesi 2022/4904 E. , 2024/1659 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1326 E., 2022/1350 K. BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU 13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2016/341 E. 2016/192 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/336 E., 2018/219 K. 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı yüklenici tarafından sözleşme uyarınca kendisine isabet eden bir numaralı bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili; birleşen davada davacı arsa sahipleri tarafından ise kendilerine isabet eden bağımsız bölümlerin geç, eksik ve ayıplı şekilde teslim edildiği, kira yardımının da ödenmediği belirtilerek gecikme tazminatı, inşaat süresince kira yardımı, eksik/ayıplı işler bedeli talep edilmiş olup, asıl ve birleşen davanın davalılarınca davaların reddi istenmiştir. İlk derece mahkemesince, müteahhidin sözleşmede üstlendiği yükümlülükleri yerine getirdiği, bağımsız bölümleri fiili kullanıma sunduğu, sözleşmeye göre bir numaralı bağımsız bölümün tapu iptal ve tescil koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davada ise hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda birleşen davacılardan ... ve ...'un tazminat istemlerinin ıslah dilekçeleri gözetilerek kısmen kabulüne, birleşen dosyadaki diğer davacılar açısından usulune uygun vekaletnameyle açılmış bir dava bulunmadığından bu davacılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. 2-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davacı tarafça davalı ...'in oğluna kira ödemesi altında dekontlarıyla birlikte 8.500,00 TL ödendiği tespit edildiği halde bu miktarın davalı ...'un alacağından mahsup edilmesi gerektiği, 900,00 TL kombi bedelinin yemin ve isticvap davetine uymayan davalı ...'in alacağından mahsup edilmesi gerektiği, öncelikli edim yükümlülüğü bulunan yüklenicinin işi sözleşmeye uygun ifa ve teslim ettikten sonra talepte bulunabileceği gözetilerek birlikte ifa kuralı gereğince birleşen davacı arsa sahipleri lehine hükmedilen bedelin arsa sahiplerine ödenmesi şartı ile tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiği gerekçeleriyle neticeten birleşen davacı arsa sahipleri lehine hükmedilen bedellerin arsa sahiplerine ödenmesi şartı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ve fazlaya dair istemin reddine, birleşen dosyanın diğer davacıları yönünden usulüne uygun vekaletname ile açılmış bir dava bulunmadığından davaların usulden reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı davalılar/birleşen davacılar ... ve ... vekilince süresinde asıl ve birleşen davada temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a- Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen davada ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı tarafından ıslahla artırılan dava değeri 10.653,00 TL olup, mahkemece reddedilen ve birleşen davacılar tarafından temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından birleşen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. b- Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunan bilirkişi raporuna göre yüklenici tarafından üstlenilen ifanın gerçekleştirildiğinin tespit olunduğu, 9/10/2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarca kabul ve yüklenici yanca ifa edildiği, arsa sahiplerince ilk kez temyiz aşamasında sunulan 13/10/2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin dava dışı malike ait komşu parselle tevhit işlemini içerdiği ancak tevhit gerçekleşmediğinden sözleşmenin ifa edilmediği, taraflar arasında sonradan bozulan menfaatler dengesinin de kurulan birlikte ifa hükmü ile yeniden sağlanmış olduğunun anlaşılmasına göre davalı arsa sahipleri vekilinin asıl davaya yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıdaki gerekçenin 3-a bendinde açıklanan sebeplerle, birleşen davada davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Birleşen davada peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Gerekçenin 3-b bendinde açıklanan sebeplerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Asıl dava bakımından aşağıda yazılı harcın ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine 22/05/2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.