12. Ceza Dairesi 2012/21472 E. , 2012/18225 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Şantaj, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : Beraat Şantaj ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Şantaj suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre; sa
**12. Ceza Dairesi 2012/21472 E. , 2012/18225 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Şantaj, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : Beraat Şantaj ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Şantaj suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre; sanığın, arkadaşlık ilişkileri sona eren şikayetçiyle tekrar görüşmek istediği ve şikayetçiden olumlu yanıt alamaması üzerine, şikayetçiye, arkadaşlıklarını devam ettirmemesi halinde, ona ait çıplak resimleri üçüncü kişi ya da kişilere ifşa edeceğini söylediğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan yargılama sonucunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ve C.Savcısının sübuta ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, B) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekmekte olup; suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, başka bir anlatımla içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesinin, yasal anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesi kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceği, bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, oluşa ve dosya içeriğine göre; şikayetçinin, sanal ortamda tanışarak samimi arkadaşlık ilişkisi içerisine girdiği sanığa internet aracılığıyla çıplak resimlerini gönderdiği, sanıkla şikayetçinin arkadaşlıklarının sona ermesi üzerine, sanığın, şikayetçiye ait çıplak resimlerle oluşturduğu CD örneğini, şikayetçinin çalışmakta olduğu televizyon kanalı müdürüne ulaştırılmak üzere, İzmir KKTC Konsolosluğuna gönderdiği olayda; şikayetçiye ait resimler yasal anlamda kişisel veri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği; ancak sanığın, şikayetçinin, fiziksel mahremiyetini içerir resimlerini, rızası dışında, çalıştığı kuruma gönderip, yayması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 134/2 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.