(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7378 E. , 2009/8133 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeri…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7378 E. , 2009/8133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;Davacı vekili, 1465 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, kayıt maliki .'in isminin "...", ..'in isminin "..", .'in isminin ise "." olarak tashihini istemiş, ayrıca 1465 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik olarak gözükmeyen .'in paydaş olarak tapu kaydına isminin eklenmesine karar verilmesini istemiştir. Tapu sicil müdürlüğü dışındaki davalılar vekili davayı kabul etmiş, tapu sicil müdürlüğü cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm talepler bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü, davalı ... sicil müdürlüğü vekili temyiz etmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.Somut uyuşmazlıkta, kimlik bilgileri düzeltilen tapu malikleri ... ...'in mirasçısı.'in mirasçıları. ve . (.) ile 1465 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına malik sıfatıyla isminin yazılması istenen . (...), tapu sicil müdürlüğü ile birlikte davalı gösterilmiştir. Buna göre; kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen tapu maliklerinin fiiliyatta mirasçıları mevcuttur. Davacının ise, kimlik bilgileri düzeltilmesi istenen kayıt maliklerinin mirasçısı olup olmadığı belirsizdir. Davacının, kimlik bilgileri düzeltilen tapu malikleri ile arasında miras irtibatını kuracak şekilde dosyada veraset belgesi bulunmadığından mahkemece öncelikle yapılması gereken ..., aktif husumet ehliyetinin tespiti bakımından araştırma yapmak, sonrasında işin esasını incelemek olmalıdır. Diğer yandan, hüküm kısmının (D) bendinde ". Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/173 esas, 1970/136 karar sayılı veraset ilamı ile muris İbrahim ... mirasçısı . (...)'in tapuda malik olarak gösterilmesine" denilmek suretiyle davacı vekilinin talebi doğrultusunda tapu kaydına tescil hükmü kurulmuştur. Halbuki; somut uyuşmazlıkta açılan dava tapu kaydında isim tashihi davası olup, tapu iptali ve tescil davası değildir. Bu nedenle, davacının tapu iptali tescil niteliğinde olan talebinin bu davada dinlenme olanağı yoktur. Mahkemenin bu hususta kurduğu hüküm de isabetli değildir.Kabule göre de; 1465 parsel sayılı taşınmazda Nefise ...'in tapu kaydı, nüfus kaydına uygun olduğu halde mahkemece düzeltme kararı verilmiş olması da doğru değildir.Karar, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.SONUÇ: Davalı ... sicil müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2009 tarihinde oybirliği ile kaRar verildi.